Amerika Birleşik Devletleri, kuruluşunun 250. yıl dönümüne hazırlanırken yeni bir anket, Amerikan halkının ülkesine ve yönetim sistemine olan inancının ciddi şekilde aşındığını gösteriyor. Associated Press (AP) ve NORC Araştırma Merkezi tarafından ortaklaşa yürütülen ankete göre, Amerikalıların giderek daha büyük bir kısmı ülkelerinin en iyi günlerinin geride kaldığını düşünüyor. Anket, 2026 yılında gerçekleştirilecek büyük kutlamalar öncesinde halkın sadece siyasi kurumlara değil, Amerikan istisnacılığı fikrine de şüpheyle yaklaştığını ortaya koyuyor.
Ankette çarpıcı sonuçlar
AP-NORC anketine katılanların yalnızca %37'si, ABD'yi "diğer ülkelerden daha iyi" olarak nitelendirirken, bu oran son yılların en düşük seviyesi olarak kaydedildi. 2020 yılında bu oran %47 seviyesindeydi. Ankete göre, Amerikalıların yalnızca %28'i Amerikan demokrasisinin "diğer ülkelerin çoğundan daha iyi" işlediğini düşünüyor. Ankette özellikle genç nesiller arasında (18-35 yaş) bu oranın %20'nin altına düştüğü görülüyor. Ankete katılanların %56'sı, ülkenin en iyi günlerinin geride kaldığını belirtirken, yalnızca %22'si geleceğin daha parlak olduğunu ifade etti.
Siyasi kutuplaşma, ekonomik belirsizlik ve kurumlara duyulan güvensizlik, bu eğilimin temel nedenleri arasında gösteriliyor. Anket, katılımcıların %68'inin hükümetin çoğu zaman yanlış kararlar aldığına inandığını ortaya koyarken, %72'si siyasi partilerin ülkenin çıkarlarından çok kendi çıkarlarını düşündüğünü belirtti.
Küresel yansımalar ve bölgesel boyut
ABD'nin küresel liderlik rolü sorgulanırken, bu anket sonuçları sadece iç siyaset açısından değil, uluslararası ilişkiler açısından da kritik bir döneme işaret ediyor. ABD'nin müttefikleri, özellikle NATO ve Avrupa Birliği ülkeleri, Washington'un kendi iç sorunlarına odaklanması nedeniyle dış politikada tutarsızlıklar yaşanabileceğinden endişe ediyor. Uzmanlar, bu güven erozyonunun ABD'nin yumuşak gücünü zayıflattığını ve özellikle Çin ve Rusya gibi rakiplerin bu durumu kendi lehlerine kullanmaya çalıştığını belirtiyor.
Öte yandan, Amerikan halkının kendi yönetim sistemine olan inancının azalması, dünya genelinde demokrasiye olan güvenin sorgulanmasına da neden oluyor. Freedom House'un son raporunda küresel demokrasi endeksinin son on yılda sürekli düştüğüne dikkat çekilirken, ABD'nin bu alandaki düşüşü, diğer ülkelere de olumsuz örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin kendi kurumlarına ve istisnacılık fikrine olan inancının azalması, Ankara-Washington ilişkilerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, dolaylı olarak Türkiye'nin manevra alanını genişletebilir. ABD'nin kendi iç meselelerine odaklanması, Türkiye'ye bölgesel konularda daha bağımsız hareket etme imkânı tanıyabilir. Ancak, ABD'deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve savunma alanındaki işbirliğini de etkileyebilir. Özellikle Kongre'deki kutuplaşma, F-16 satışı gibi kritik savunma konularında süreçleri uzatabilir. Türkiye, ABD'deki bu güven bunalımını kendi lehine bir fırsata çevirebilmek için çok yönlü bir diplomasi stratejisi izlemelidir.