ABD'li üst düzey yetkililer, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana süren Gazze savaşında, İranlı kıdemli müzakerecileri öldürmeyi hedefleyen bir strateji izlediğine inandıklarını açıkladı. Amerikan istihbarat kaynaklarına dayandırılan haberlere göre, İsrail'in bu planı, Tahran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzuna yönelik daha geniş bir baskı stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor. İddialar, İsrail ile İran arasında uzun süredir devam eden gölge savaşın yeni bir boyuta taşındığına işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı: Gölge Savaştan Açık Çatışmaya
İsrail'in İranlı müzakerecileri hedef alması, iki ülke arasında yıllardır süren gölge savaşın bir parçası olarak görülüyor. Geçmişte İranlı nükleer bilim adamlarına yönelik suikastlar, siber saldırılar ve gizli operasyonlarla bilinen İsrail, bu kez doğrudan diplomatik temsilcileri hedef alarak stratejisini değiştirmiş olabilir. ABD'li yetkililer, savaşın ilk günlerinden itibaren İsrail'in İranlı müzakerecileri fişlediğini ve bu kişilerin hareketlerini izlediğini belirtti. İsrail'in amacının, İran'ın nükleer müzakerelerdeki elini zayıflatmak ve Tahran'ı bölgesel çatışmalardan uzak tutmak olduğu düşünülüyor. Ancak bu planın, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi tarafından engellendiği veya şiddetle karşı çıkıldığı bildiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Yeni Bir Kriz mi?
İsrail'in İranlı müzakerecilere yönelik suikast planı, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozabilir. İran, bu tür bir eyleme misilleme olarak Hizbullah üzerinden İsrail'e saldırabilir veya Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef alabilir. Ayrıca, nükleer müzakerelerin tamamen çökmesine yol açabilir ve Tahran'ın nükleer silah geliştirme çabalarını hızlandırmasına neden olabilir. Küresel ölçekte ise, ABD'nin İsrail'e verdiği desteğin sorgulanmasına ve uluslararası toplumda yeni bir krize yol açabilir. ABD Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, bazı analistler bu iddiaların İsrail ile ABD arasında bir güven bunalımı yaratabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda hem İsrail hem de İran ile karmaşık ilişkiler yürütmektedir. İsrail'in İranlı müzakerecilere yönelik suikast planı, bölgede tansiyonu yükselterek Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Olası bir İran-İsrail çatışması, Suriye ve Irak'taki Türk askeri varlığını tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik olan Basra Körfezi'ndeki istikrarı olumsuz etkileyebilir. Ankara, bu nedenle İran ile İsrail arasında arabuluculuk girişimlerini artırabilir veya NATO çerçevesinde itidal çağrılarını yükseltebilir. Ekonomik boyutta ise, artan bölgesel gerilim enerji fiyatlarını yukarı çekerek Türkiye'nin cari açığını daha da kötüleştirebilir.