ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetiminden üst düzey bir yetkili, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde anlaşmanın yüzde 75 oranında tamamlandığını ve önümüzdeki birkaç gün içinde resmi imza töreninin gerçekleşebileceğini duyurdu. NewsNation'a yaptığı açıklamada isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, anlaşmanın henüz tam anlamıyla hazır olmadığını ancak büyük ölçüde ilerleme kaydedildiğini belirtti. Bu açıklama, Tahran yönetimi ile Washington arasında aylardır süren dolaylı görüşmelerin son safhaya geldiğine işaret ediyor.
Müzakerelerin son durumu ve kritik başlıklar
Yetkili, anlaşmanın yüzde 75'lik kısmının tamamlandığını, kalan yüzde 25'lik bölümün ise teknik detaylar ve uygulama takvimine ilişkin olduğunu ifade etti. Özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesi, santrifüj sayısı ve uluslararası denetim mekanizmaları gibi konularda ilerleme kaydedildiği belirtiliyor. ABD'nin talepleri arasında İran'ın nükleer programının tamamen şeffaf hale getirilmesi ve IAEA'nın (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı) kapsamlı denetim yetkisi bulunuyor. İran ise ekonomik yaptırımların kaldırılması ve petrol ihracatının serbest bırakılması konusunda garantiler talep ediyor.
Müzakerelerde sona yaklaşıldığı sinyali, daha önce de Yemen'deki Husilerle varılan ateşkes ve İran'ın bölgesel faaliyetlerine ilişkin bazı dolaylı anlaşmaların habercisi olarak yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, özellikle İran'ın balistik füze programı ve bölgesel milis gruplara verdiği desteğin henüz müzakere masasında yeterince ele alınmadığını vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ortadoğu’da denklem değişiyor
Olası bir anlaşma, Ortadoğu'daki güç dengelerini önemli ölçüde etkileyecek. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkeleri, İran'ın nükleer kapasitesinin sınırlandırılmasını olumlu karşılarken, aynı zamanda Tahran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından endişe ediyor. İsrail ise anlaşmaya karşı çıkıyor ve daha sıkı koşullar talep ediyor. ABD'nin eski Başkanı Joe Biden döneminde başlatılan müzakereler, Trump yönetiminin izlediği 'maksimum baskı' politikasından sonra yeni bir aşamaya gelmişti. Analistler, anlaşmanın imzalanması halinde İran'ın petrol ihracatının artacağını ve bunun küresel enerji piyasalarında arz fazlasına yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasında varılacak bir nükleer anlaşma, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrarı açısından kritik öneme sahip. Anlaşma, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi durumunda Türkiye'nin doğalgaz ve petrol ithalatında alternatif kaynaklara erişimini kolaylaştırabilir. Ayrıca İran'ın bölgesel gerilimlerde daha yapıcı bir rol oynaması, Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin güvenlik endişelerini dolaylı olarak azaltabilir. Ancak Türkiye, İran'ın nükleer programının tamamen barışçıl olduğuna dair net garantiler ve IAEA denetimlerinin etkinliğinin sağlanmasını beklemektedir. Ankara, müzakerelerde şeffaflık ilkesinin korunmasını ve bölge ülkelerinin güvenlik kaygılarının dikkate alınmasını desteklemektedir.