ABD Kongresi’nde iki partili 40’tan fazla üye, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya bir mektup göndererek Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşimlerinin genişlemesine karşı somut adımlar atılmasını talep etti. Mektupta, İsrail’in işgal altındaki topraklarda yerleşim faaliyetlerini artırmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu ve bölgede kalıcı barışı engellediği vurgulandı. Özellikle son dönemde hız kazanan yerleşim yapılaşmasının iki devletli çözümü fiilen imkânsız hale getirdiğine dikkat çekildi.
Mektupta ne var?
Mektup, Temsilciler Meclisi üyeleri tarafından kaleme alındı ve imzacılar arasında hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi vekiller yer aldı. İmzacılar, Rubio’dan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik ABD yardımlarının yerleşimlerde kullanılmaması için mevcut yasaları uygulamasını ve yeni yerleşim faaliyetlerine izin verilmemesi için baskı yapmasını istedi. Ayrıca, mektupta ABD’nin İsrail’e sağladığı askeri yardımın bir kısmının yerleşimlerde kullanılmasının, Amerikan yasalarına ve uluslararası normlara aykırı olduğu belirtildi. Vekiller, Rubio’ya “Amerikan vergi mükelleflerinin parasının işgalin derinleşmesine hizmet etmemesi için derhal harekete geçilmesi” çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Şeria’daki yerleşimlerin genişlemesi, sadece İsrail-Filistin çatışmasının değil, aynı zamanda ABD’nin Orta Doğu’daki ittifaklarının da merkezinde yer alıyor. Trump yönetimi döneminde yerleşimlerin ilhakına yeşil ışık yakılması, bölgede tansiyonu yükseltmişti. Biden yönetimi ise resmi olarak iki devletli çözüme bağlı kalsa da, yerleşimlerin durdurulması için etkili bir adım atmamıştı. Rubio’nun mektuba nasıl yanıt vereceği, ABD’nin İsrail politikasının geleceği açısından kritik önem taşıyor. BM Güvenlik Konseyi’nde de konu sık sık gündeme geliyor; ancak ABD’nin veto yetkisi nedeniyle İsrail aleyhine bağlayıcı bir karar çıkmıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu Filistin davasıyla doğrudan örtüşüyor. Türkiye, Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlere karşı BM ve İİT nezdinde defalarca girişimde bulunmuş, İsrail’i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlamıştı. ABD’deki bu tür iki partili çıkışlar, Türkiye’nin pozisyonuna meşruiyet kazandırıyor ve Ankara’nın diplomatik alandaki elini güçlendiriyor. Öte yandan, Rubio’nun mektuba verdiği yanıt, Türkiye-ABD ilişkilerinde İsrail’e yaklaşımın da bir sınavı olacak. Eğer ABD, yerleşimlere karşı daha sert bir tutum alırsa, bu Türkiye’nin bölgesel çıkarlarına olumlu yansıyabilir.