ABD Ordusu'nda görevli bir subay, hamile bir astsubaya rızası dışında kürtaj ilacı verdiği gerekçesiyle Çarşamba günü 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, ordu içinde cinsel sağlık hizmetlerine erişim ve kadın askerlerin hakları konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Mahkeme, sanığın eyleminin hem askeri disiplini ihlal ettiğine hem de mağdurun fiziksel ve psikolojik sağlığına ciddi zarar verdiğine hükmetti.
Gelişmenin arka planı
Sanık, rütbesi açıklanmayan bir ABD Ordusu subayı, hamile olduğunu öğrenen 20'li yaşlardaki bir erbaşa, onun bilgisi dışında mifepriston ve misoprostol içeren kürtaj haplarını verdi. Mağdur, ilacı aldıktan sonra şiddetli kanama ve kramplar yaşayarak hastaneye kaldırıldı. Olay, askeri yetkililerin soruşturma başlatmasıyla ortaya çıktı. Askeri mahkeme, subayın yetkisini kötüye kullandığına ve mağdurun vücut bütünlüğüne müdahale ettiğine karar verdi. Cezanın 12 yıl olması, benzer davalarda nadir görülen bir ağırlıkta değerlendiriliyor.
Olay, ABD'de 2022'de Yüksek Mahkeme'nin Roe v. Wade kararını bozmasının ardından kürtaj hakkının kısıtlandığı bir dönemde yaşandı. Birçok eyalette kürtaj yasaklanırken, ordunun federal yapısı gereği askeri tesislerde kürtaj hizmeti sunulabiliyor ancak bu durum eyalet yasalarıyla çelişebiliyor. Bu dava, ordu içinde kadın askerlerin sağlık hizmetlerine erişimindeki kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Dava, ABD'de kürtaj hakkı etrafındaki siyasi kutuplaşmanın ordu gibi kurumlara nasıl sıçradığını gösteriyor. Kürtaj karşıtı gruplar, olayı bir istismar örneği olarak değerlendirirken, kadın hakları örgütleri mağdurun yaşadığı travmaya dikkat çekiyor. ABD ordusunda kadın askerlerin oranı %17 civarında ve cinsel taciz ile saldırı raporları yaygın. Bu tür olaylar, kadın askerlerin sağlık hizmetlerine güvenini sarsabilir ve askeri disiplini zedeleyebilir. Küresel ölçekte ise, bu dava kadın bedeni üzerinde kontrol ve askeri hiyerarşide güç dengesizliği konularını gündeme taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de bu dava, dünya genelinde kadın askerlerin karşılaştığı benzer sorunlara ışık tutuyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kadın subay ve astsubay sayısı artarken, bu tür olayların yaşanmaması için kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi önem taşıyor. Ayrıca, kürtaj hakkı konusundaki küresel tartışmalar, Türkiye'de de benzer bir hassasiyet yaratabilir. Türkiye'nin kadın askerlerin sağlık hizmetlerine erişimini garanti altına alan yasal düzenlemeleri güçlendirmesi, uluslararası alanda itibarını artırabilir.