ABD Kongresi'nde bir grup senatör, okul servisi kazalarına ilişkin federal güvenlik verilerinin doğruluğunu denetlemesi için Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi'ne (NHTSA) resmi bir talepte bulundu. ProPublica'nın ortaya çıkardığı araştırmaya göre, servis kazalarında ölüm ve yaralanma rakamları ülke genelinde ciddi şekilde eksik raporlanıyor. Senatörler, bu durumun okul çağındaki çocukların güvenliği için yanlış politika kararlarına yol açtığını belirterek, verilerin bağımsız bir şekilde doğrulanmasını ve şeffaf bir raporlama sistemi kurulmasını istiyor. Söz konusu gelişme, okul servisi taşımacılığında güvenlik standartlarının artırılmasına yönelik kampanyaların da önünü açabilir.
Rakamlar mı yanıltıyor?
ProPublica'nın geçtiğimiz aylarda yayımladığı kapsamlı araştırma, federal hükümetin okul servisi kazalarına ilişkin veri tabanında ciddi eksiklikler olduğunu ortaya koymuştu. Araştırmacılar, 2010-2020 yılları arasında meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden öğrenci sayısının resmi kayıtlarda 455 olarak göründüğünü, ancak eyalet düzeyindeki kayıtlar ve haber arşivleriyle karşılaştırıldığında bu sayının en az 1.200 olduğunu tahmin ettiklerini belirtiyor. Bu, federal verilerin gerçek ölü sayısının üçte birinden azını yansıttığı anlamına geliyor. Benzer şekilde yaralanma vakalarının da büyük ölçüde eksik raporlandığı ifade ediliyor.
Veri eksikliğinin nedenleri arasında eyaletlerin farklı raporlama yöntemleri kullanması, kazaların okul servisi aracıyla ilişkilendirilmemesi ve federal yaptırımların yetersiz kalması gösteriliyor. Örneğin, bazı eyaletlerde okul servisi kazaları sadece araç kategorisi olarak değil, genel trafik kazaları içinde eritiliyor. Bu da ulusal ölçekte güvenlik politikalarının oluşturulmasını zorlaştırıyor. Senatörlerden oluşan iki partili grup, NHTSA'ya gönderdikleri mektupta bu bulgulara atıfta bulunarak, ajansın halka açık bir raporla verilerin doğruluğunu kanıtlamasını veya hatalı olduğunu kabul ederek düzeltme planı sunmasını talep ediyor.
Güvenlik standartları tartışması
Bu gelişme, okul servisi güvenliğinin ABD'de önemli bir toplumsal mesele haline geldiği bir dönemde yaşanıyor. Ülkede her gün yaklaşık 480 bin okul servisi 25 milyondan fazla çocuğu taşıyor. Uzmanlar, otobüslerin binek araçlara göre daha güvenli olduğunu ancak son yıllarda yaşanan bazı büyük kazaların tartışmaları alevlendirdiğini belirtiyor. Özellikle emniyet kemeri zorunluluğu, yeni güvenlik teknolojileri ve sürücü eğitimleri konusunda federal ve eyalet düzeyinde farklı uygulamalar bulunuyor. 2018'de Indiana'da meydana gelen ve üç çocuğun öldüğü kazanın ardından, ulusal çapta servislerde kemer takılmasına yönelik yasa teklifleri gündeme gelmişti.
Senatörlerin talebi, bu tartışmalara veri temelli bir boyut kazandırıyor. Doğru veriler olmadan, hangi bölgelerde daha fazla önlem alınması gerektiğinin belirlenemeyeceğini savunan senatörler, NHTSA'yı halkın güvenini sarsmamak için acil adım atmaya çağırıyor. Ayrıca, federal bütçeden okul servisi güvenliğine ayrılan fonların verimli kullanılıp kullanılmadığının da ancak sağlam verilerle değerlendirilebileceği ifade ediliyor.
Küresel etkisi ve Türkiye'ye yansımaları
Okul servisi güvenliği, yalnızca ABD'nin değil, dünyadaki birçok ülkenin gündeminde olan bir konu. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde okul taşımacılığında güvenlik standartları sıklıkla tartışılıyor. ABD'deki bu denetim talebi, veri şeffaflığının güvenlik politikalarının temelini oluşturduğunu bir kez daha gösteriyor. Uzmanlar, ülkelerin kendi veri sistemlerini gözden geçirmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye'de de okul servisleriyle ilgili düzenlemeler zaman zaman gündeme gelmiş, 2019'da TSE tarafından yeni standartlar belirlenmişti.
Türkiye'de okul servisi kazalarına ilişkin istatistiklerin ne kadar sağlıklı tutulduğu ise tartışma konusu. Edinilen bilgilere göre, Emniyet Genel Müdürlüğü trafik kazalarını 'taşıt türüne' göre sınıflandırmakta, ancak okul servislerine özgü ayrıntılı bir veri tabanı bulunmuyor. Bu durum, risk analizlerinin yapılmasını ve etkili önlemler alınmasını zorlaştırıyor. ABD'deki bu gelişme, Türk yetkililere de kendi veri toplama sistemlerini gözden geçirmeleri için bir fırsat sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, okul taşımacılığında veri doğruluğunun önemini ortaya koyması bakımından dolaylı bir mesaj içeriyor. Türkiye'de okul servisi faciası yaşandığında enkaz altından çıkan haberler sıklıkla gündemi belirliyor; ancak ülke genelinde bu kazaların boyutu tam olarak bilinmiyor. ABD'deki senatörlerin NHTSA'dan hesap sorması, veri şeffaflığının demokratik denetim mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin de benzer bir denetim anlayışını benimsemesi, okul servisi güvenliği konusunda daha etkin politikalar geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, ihracat ve ticaret bağlamında ABD'deki bu gelişmelerin Türk servis üreticilerini etkilemesi beklenmez; ancak uluslararası standartların yükseltilmesi, Türk ihracatçılarının rekabet gücünü dolaylı olarak artırabilir.