ABD Senatörü Steve Daines, Washington ve Pekin yönetimlerini karşılıklı misilleme eylemleriyle tansiyonu daha da yükseltmekten kaçınmaya çağırdı. Çin'in Amerikan nadir toprak şirketlerine yönelik ihracat kontrolleri ve ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) bazı Çinli teknoloji firmalarını kara listeye alması, iki ülke arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Daines, bu gelişmelerin "talihsiz" olduğunu belirterek, her iki tarafın da sorunları diyalog yoluyla çözmesi gerektiğini söyledi.
Gelişmenin arka planı
ABD'li senatörün açıklamaları, Çin'in peş peşe aldığı ihracat kısıtlama kararlarının ardından geldi. Pekin yönetimi, nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırarak, Amerikan savunma sanayisi ve yüksek teknoloji şirketlerini hedef aldı. Pentagon ise buna karşılık olarak Huawei, ZTE ve DJI gibi Çinli teknoloji devlerini “Çin askeri şirketleri” listesine ekledi. Bu adım, Amerikan şirketlerinin bu firmalarla iş yapmasını fiilen yasaklıyor.
Daines, Çin'in nadir toprak kısıtlamalarının küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebileceğini vurgularken, Washington'un da aceleci kararlar almaması gerektiğini ifade etti. Senatör, “İki büyük güç arasındaki bu tür eylemler dünya ekonomisi için risk oluşturuyor. Gerilimin düşürülmesi ve stratejik diyaloğun yeniden başlatılması şart” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-Çin rekabeti, özellikle ticaret ve teknoloji alanlarında Soğuk Savaş dönemini anımsatan bir hal almış durumda. İki ülke arasında nadir toprak elementleri, yapay zeka, çipler ve askeri teknoloji gibi kritik alanlarda yaşanan bu gerilim, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor. Çin, dünya nadir toprak üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını elinde bulunduruyor ve bu kaynağı stratejik bir silah olarak kullanıyor. ABD ise alternatif tedarik yolları arayışında; Avustralya, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerle yeni anlaşmalar yapmaya çalışıyor.
Uzmanlar, tırmanan bu gerginliğin Avrupa Birliği ve diğer bölgelerdeki teknoloji şirketlerini de etkileyeceğini, tüm dünyada enflasyonist baskıları artırabileceğini belirtiyor. Daines'in çağrısı, Kongre'deki iki partili bazı üyeler tarafından da destek bulurken, Biden yönetiminin Çin'e karşı daha sert bir tutum alması gerektiğini savunanlar da var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki bu gerilim, Türkiye'nin dış politikasında denge arayışını zorlaştırabilir. Ankara, hem NATO müttefiki ABD ile hem de Asya'daki en büyük ticaret ortaklarından Çin ile iyi ilişkiler sürdürmeye çalışıyor. İki güç arasındaki rekabetin derinleşmesi, Türkiye'nin nadir toprak elementleri gibi stratejik kaynaklara erişimini ve teknoloji ithalatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Çin'in “Kuşak ve Yol” projesi kapsamında Türkiye'de yaptığı yatırımlar da bu gerilimden payını alabilir. Türkiye'nin, bu iki kutup arasında kalmamak için çok yönlü ve pragmatik bir diplomasi yürütmesi gerekiyor.