ABD Senatörü Bernie Sanders, Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü 'pervasız savaş' olarak nitelendirdiği askeri operasyonların finansmanının kesilmesi için Kongre'yi harekete geçmeye çağırdı. Vermont Senatörü Sanders, yaptığı yazılı açıklamada, Trump yönetiminin İran'a yönelik artan askeri baskısının ve Yemen'deki Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona verdiği desteğin, Orta Doğu'da yeni bir çatışmanın fitilini ateşleyebileceği uyarısında bulundu. Sanders, Kongre'nin savaş yetkilerini kullanarak bu politikaları durdurması gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı: Trump yönetiminin İran politikası
Başkan Trump'ın 2018'de nükleer anlaşmadan (JCPOA) tek taraflı olarak çekilmesi ve İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını başlatması, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdı. Anlaşmanın 2015'te imzalanmasının ardından görece sakin geçen ilişkiler, Trump'ın bu adımıyla yeniden krize sürüklendi. ABD'nin İran'a uyguladığı ekonomik yaptırımların yanı sıra, 2020'nin başlarında İranlı general Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta düzenlenen bir ABD hava saldırısıyla öldürülmesi, tarafları savaşın eşiğine getirdi. Sanders, bu tür eylemlerin her an kontrolden çıkabilecek bir savaş riskini beraberinde getirdiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yemen ve İran'a yönelik baskı
Sanders'ın çağrısı sadece İran'a yönelik askeri harekatları değil, aynı zamanda ABD'nin Yemen'de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona verdiği desteği de kapsıyor. Yemen'de Husilere karşı savaşan koalisyona ABD'nin sağladığı lojistik ve istihbarat desteği, bölgedeki insani krizi derinleştirirken, İran'ın Husileri desteklediği iddiası bu çatışmayı bir vekalet savaşına dönüştürüyor. Senatör, Kongre'nin bu politikaları finanse etmeye devam etmesinin, ABD'yi Ortadoğu'da gereksiz ve maliyetli bir çatışmaya sürükleyeceğini savunuyor. Ayrıca, son dönemde İran'ın nükleer programına ilişkin endişeler ve Tahran'ın uluslararası denetçilerle işbirliğini azaltması, taraflar arasındaki güvensizliği artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la hem komşuluk hem de enerji ticareti açısından stratejik ilişkilere sahip. ABD ile İran arasında olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin güneydoğu sınırında istikrarsızlık yaratabileceği gibi, bölgeden Türkiye'ye yeni göç dalgalarına yol açabilir. Ayrıca, ABD yaptırımları nedeniyle İran'dan doğalgaz ithalatı sınırlanan Türkiye, enerji arz güvenliği konusunda alternatif kaynaklar arayışını hızlandırmak zorunda kalabilir. Diplomatik açıdan bakıldığında, Türkiye'nin bu gerilimde denge politikası izlemesi ve her iki tarafla da diyaloğu sürdürmesi, bölgesel bir kriz durumunda kendisini zor durumda bırakabilir. Bu nedenle, Sanders'ın savaş karşıtı çağrısı, Ankara tarafından da dikkatle izlenmeli ve bölgesel istikrar için diplomatik çözüm arayışları desteklenmelidir.