Avrupa Birliği, sığınmacı akınını kontrol altına almak için hazırladığı yeni göç düzenlemesini onayladı. Düzenleme, sığınmacıların başvurularının AB dışındaki ülkelerde işleme konulmasına ve sınır dışı işlemlerinin hızlandırılmasına olanak tanıyor. Brüksel'de yapılan oylamada kabul edilen paket, eleştirmenler tarafından eski ABD Başkanı Donald Trump'ın göç politikalarına benzetildi.
Yeni düzenlemenin ayrıntıları ve amaçları
AB Komisyonu'nun geçen yıl sunduğu Göç ve Sığınma Paktı'nın bir parçası olan düzenleme, üye ülkelerin sığınmacıları kabul yükümlülüğünü yeniden düzenliyor. Buna göre, AB'ye yasa dışı yollardan giren sığınmacılar, başvuruları sonuçlanana kadar üçüncü bir ülkede bekletilebilecek. Ayrıca, güvenli kabul edilen ülkelerden gelenlerin başvuruları hızlıca reddedilecek ve sınır dışı edilmeleri kolaylaştırılacak. Yeni sistem, sığınmacıların AB içinde serbestçe dolaşmasını da kısıtlıyor.
Yetkililer, düzenlemenin göç yükünü üye ülkeler arasında daha adil dağıtmayı hedeflediğini belirtiyor. Özellikle İtalya ve Yunanistan gibi ilk giriş ülkeleri, uzun süredir bu yönde talepte bulunuyordu. Ancak insan hakları örgütleri, üçüncü ülkelerdeki merkezlerin koşullarının belirsiz olduğunu ve sığınmacıların temel haklarının ihlal edilebileceğini vurguluyor. Uluslararası Af Örgütü, düzenlemeyi "utanç verici" olarak nitelendirdi.
Küresel yansımalar ve eleştiriler
Yeni göç politikası, AB'nin daha önce insan hakları temelli yaklaşımından uzaklaştığı yönünde eleştirilere yol açtı. Eleştirmenler, düzenlemeyi Trump'ın "Meksika'da Kal" politikasına benzetirken, AB içinde de farklı sesler yükseliyor. Almanya ve Fransa gibi ülkeler planı desteklerken, Macaristan ve Polonya daha sert önlemler talep ediyor. Öte yandan, Avrupa Parlamentosu'ndaki sol ve yeşil gruplar, düzenlemenin sığınmacıların haklarını ihlal ettiğini savunarak karşı oy kullandı.
AB'nin bu adımı, göçmen krizinin arttığı bir döneme denk geldi. 2023'te AB'ye yasa dışı girişler bir önceki yıla göre yüzde 17 artarak 380 bine ulaştı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), düzenlemenin mülteci koruma standartlarını düşürebileceği uyarısında bulundu. Uzmanlar, planın başarılı olması için üçüncü ülkelerle yapılacak anlaşmaların kritik olduğunu ancak şu ana kadar bu konuda somut bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin yeni göç düzenlemesi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirse de henüz somut bir yansıması bulunmuyor. Türkiye, 2016 AB-Türkiye Göç Anlaşması ile sığınmacı akışını kontrol altına almıştı. AB'nin üçüncü ülkelerde sığınma merkezleri kurma planı, Türkiye'nin de benzer bir rol üstlenmesi ihtimalini gündeme getirebilir. Ancak mevcut anlaşma kapsamında Türkiye'nin bu tür bir merkeze ev sahipliği yapması beklenmiyor. Küresel ölçekte ise bu politika, sığınmacıların haklarını kısıtlama eğiliminin bir parçası olarak görülüyor ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel dengeleri etkileyebilir.