İngiltere'de Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, Temmuz 2024'teki genel seçimlerden zaferle ayrılarak 14 yıllık Muhafazakâr Parti iktidarına son verdi. Seçim sonrası göreve gelen yeni hükümet, ekonomik büyüme, sağlık hizmetleri, göç ve konut krizi gibi birçok kritik alanda seçmen beklentilerini karşılamak zorunda. The Economist'in aylık takip verilerine göre, hükümetin ilk üç aylık performansı, seçmenlerin büyük umutlarla iktidara getirdiği İşçi Partisi'nin vaat ettiği dönüşümlerin ne kadarının hayata geçtiğini gösteriyor. İlk anketler, Starmer'ın popülaritesinin hızla düştüğüne işaret ediyor. Seçmenler, özellikle ekonomik belirsizlik ve artan yaşam maliyeti karşısında yeni hükümetin daha somut adımlar atmasını bekliyor. Peki İngiltere, İşçi Partisi yönetiminde nasıl bir tablo çiziyor?
Gelişmenin Arka Planı
İşçi Partisi'nin seçim kampanyası boyunca öne çıkan başlıklar; ekonomik büyümeyi artırma, Ulusal Sağlık Hizmetleri'ndeki (NHS) krize çözüm bulma, düzensiz göçü azaltma ve konut yapımını hızlandırma gibi vaatler üzerine kuruluydu. Seçim sonrası kabine, bu alanlarda halkın beklentilerini karşılamak için çalışma başlattı. Ancak hükümetin karşı karşıya olduğu tablo hiç de kolay görünmüyor. Kamu borcu, yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı, yeni hükümetin elini kolunu bağlıyor. The Economist'in düzenli olarak güncellediği 'Performans Takip Çizelgesi', hükümetin seçmen beklentilerini karşılama oranını ölçüyor. Bu verilere göre, İşçi Partisi'nin ilk ayında beklentilerin oldukça altında kaldığı, özellikle göç ve NHS gibi başlıklarda sağlanan ilerlemenin çok sınırlı olduğu görülüyor. Ekonomi ekibi, iddialı reformların ancak orta vadede meyve verebileceğini savunurken, sosyal harcamalarda yapılacak kesintilerin eleştirilere neden olduğu biliniyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan bütçe planları, birçok bakanlıkta önemli ölçüde ilave harcama kesintileri öngörse de, bu planların hayata geçip geçmeyeceği önümüzdeki aylarda netlik kazanacak. Hükümet ayrıca, Kuzey Denizi'ndeki rüzgar enerjisi yatırımları ve yapay zekâ destekli kamu hizmeti projeleriyle yeni istihdam alanları açmayı hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere, Avrupa'nın en büyük ikinci ekonomisi olarak küresel ticaret ve güvenlik dengelerinde kilit bir role sahip. İşçi Partisi'nin Ukrayna'ya yönelik desteğini sürdüreceğini açıklaması, Avrupa'daki güvenlik politikaları açısından önemli bir sinyal. Ayrıca hükümet, Avrupa Birliği ile yakın ilişkileri tazelemeye çalışıyor; ancak Breksit sonrası ticaret anlaşmalarının yeniden müzakere edilmeyeceği konusunda net bir duruş sergileniyor. Küresel piyasalar, İngiltere'de istikrarlı bir hükümet görmekten memnun; ancak bütçe açığı ve borçlanma maliyetleri endişe yaratmaya devam ediyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), İngiliz ekonomisinin bu yıl %1.1 büyüyeceğini tahmin ediyor; bu rakam, diğer G7 ülkelerine oranla düşük. İngiltere'nin savunma harcamalarının GSYİH'nin %2'sine çıkarılması, NATO İttifakı'nın yük paylaşımı tartışmalarında memnuniyetle karşılanacak. Ortadoğu'daki gerginlikler İngiltere'nin dış politikasını yakından ilgilendiriyor; özellikle Kızıldeniz'deki ticaret yollarının güvenliği, İngiliz ekonomisi için hayati önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki İşçi Partisi hükümetinin politikaları, Türk dış politikasını doğrudan etkileyebilecek birkaç alana işaret ediyor. Özellikle İngiltere'nin Doğu Akdeniz'deki duruşu ve Kıbrıs sorununa yaklaşımı, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde belirleyici olacaktır. İşçi Partisi'nin Avrupa Birliği ile daha yakın iş birliği arayışı, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde dolaylı yönden etkili olabilir. İkili ticarette mevcut serbest ticaret anlaşmasının sürdürülmesi, ekonomik ilişkilerin devamlılığı açısından önemli. Türkiye, düzensiz göç ve terörle mücadele konularında İngiltere ile iş birliğini geliştirmeye son derece istekli. Bu kapsamda savunma sanayinde ortak projelerin devam etmesi iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın göstergesi. İngiltere'deki iktidar değişikliğini Türkiye açısından bir fırsat olarak görmek mümkün; yeni hükümetin Ortadoğu'da daha dengeli bir siyaset izlemesi bölgesel istikrara katkı sağlayabilir.