Avrupa Birliği, Ermenistan'da hafta sonu yapılacak tarihi parlamento seçimlerine sadece günler kala Başbakan Nikol Paşinyan'ı açıkça destekleyerek ülkeye kapsamlı bir yardım paketi sunduğunu duyurdu. Brüksel'in bu hamlesi, Paşinyan'ın Rusya ile ipleri germe pahasına Batı'ya yönelme stratejisini onaylarken, aynı zamanda Moskova'nın bölgedeki etkisini kırmayı hedefleyen bir adım olarak yorumlanıyor. Bu destek, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ konusunda tarihi bir geri adım attığı ve Rusya ile geleneksel müttefiklik ilişkisinin sorgulandığı bir döneme denk geliyor.
Seçim öncesi manevralar
Brüksel'den yapılan açıklamada, AB'nin Ermenistan'a yönelik yardım paketinin, Rusya'nın uyguladığı yaptırımlara karşı ülke ekonomisini koruma amacı taşıdığı belirtildi. Ermenistan'ın Rusya'ya olan bağımlılığını azaltmayı hedefleyen paket, enerji altyapısı, küçük ve orta ölçekli işletmeler ile sivil toplum projelerini kapsıyor. Paşinyan, seçimlere bir hafta kala yaptığı açıklamada, seçimden sonra Moskova'ya gideceğini duyurarak çift taraflı bir diplomasi izlediğini gösterdi. Ancak Paşinyan'ın asıl tartışma yaratan ifadesi, "Karabağ'ı terk etmek Ermenistan'a yaptığım en büyük hizmetti" sözleri oldu. Bu açıklama, ülkede derin siyasi bölünmelere yol açarken, muhalefet Paşinyan'ı 'vatana ihanetle' suçluyor.
Ermenistan, bu seçimlerde sadece bir hükümet değil, aynı zamanda ülkenin gelecekteki jeopolitik yönünü de belirleyecek. Paşinyan, Batı yanlısı reformlarına devam ederken, bir yandan da Rusya ile tam bir kopuştan kaçınmaya çalışıyor. AB'nin desteği, Paşinyan'ın elini güçlendirse de, ülkedeki Rus yanlısı blok Batı'ya yönelmenin Ermenistan'ın güvenliğini tehlikeye atacağını savunuyor. ABD ve Fransa da Ermenistan'da demokratik seçimlerin önemini vurgularken, Rusya ise bölgede nüfuzunu kaybetmek istemiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan seçimleri, sadece ülke içi dinamikler açısından değil, aynı zamanda Güney Kafkasya'daki güç dengeleri için de kritik öneme sahip. Paşinyan'ın Batı'ya yönelmesi, Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerde normalleşme sürecini hızlandırabilir. Özellikle Paşinyan'ın daha önce yaptığı "Karabağ'ın Ermenistan kontrolünde kalamayacağı" yönündeki açıklamalar, Bakü ile Ankara'da olumlu karşılanmış ve sınırların açılması yönünde somut adımlar atılmasını sağlamıştı. Ancak Rusya, Ermenistan'ın Batı ittifakına kaymasını engellemek için elindeki tüm araçları kullanmaya hazır görünüyor. Bu bağlamda seçim sonucu, Güney Kafkasya'da yeni bir jeopolitik hattın oluşmasına yol açabilir.
Avrupa Birliği için Ermenistan, hem enerji koridoru hem de Rusya'ya karşı bir tampon bölge olarak stratejik değer taşıyor. AB, Ermenistan'daki reform sürecini destekleyerek Doğu Ortaklığı programına yeni bir ivme kazandırmayı umuyor. Ancak Rusya, 44 günlük savaşın ardından bölgede arabulucu rolünü pekiştirmişti. Paşinyan'ın seçim zaferi kazanması halinde AB'nin etkisi artarken, muhalefetin kazanması Moskova'nın yeniden kontrolü ele alması anlamına gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'daki seçimler, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası için belirleyici olacak. Paşinyan'ın Karabağ konusundaki uzlaşmacı tutumu ve sınırların açılması yönündeki adımlar, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecini hızlandırmıştı. AB'nin Paşinyan'a desteği, Türkiye'nin de Batı ile uyumlu bir Kafkasya politikası izlemesini kolaylaştırabilir. Ancak Rusya'nın bölgede nüfuzunu kaybetmek istememesi ve Paşinyan'ın Moskova'ya gitme kararı, Türkiye'nin dikkatle izlemesi gereken bir denge unsuru. Seçim sonucu, Türkiye'nin doğu sınırında istikrar ve ticaret hacmi açısından kazan-kazan fırsatları yaratabileceği gibi, yeni gerilimlere de kapı aralayabilir.