Avrupa Birliği, sığınma başvurusu kabul edilmeyen Afgan vatandaşlarının geri gönderilmesi konusunu ele almak üzere Taliban yönetiminin temsilcileriyle Brüksel'de bir toplantı gerçekleştirecek. AB kaynaklarına göre, görüşmelerde özellikle yasadışı yollarla Avrupa'da bulunan ve ülkelerine dönmeyi reddeden Afganların durumu masaya yatırılacak. Toplantının, AB ülkelerindeki sığınma sistemleri üzerindeki baskıyı azaltmak ve göç akışlarını daha etkin yönetmek amacıyla planlandığı belirtiliyor. Ancak Taliban'ın uluslararası alanda tanınmaması, bu görüşmelerin siyasi ve hukuki boyutunu karmaşık hale getiriyor.
Gelişmenin arka planı: Taliban ile diplomasi ve sığınma krizi
AB'nin Taliban ile doğrudan temas kurması, 2021'de Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesinden bu yana ilk kez bu kadar üst düzeyde gerçekleşiyor. Brüksel'deki toplantı, AB'nin Afganistan'daki insani durum ve sığınmacı krizine yönelik artan endişelerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle Almanya, Avusturya ve Hollanda gibi ülkelerde sığınma başvurularının reddedilmesinin ardından Afganların geri dönüşünü sağlamak, bu ülkeler için öncelikli hale gelmiş durumda. EUAA verilerine göre, 2023 yılında Afganistan, AB'ye en çok sığınma başvurusu yapan üçüncü ülke konumundaydı. Ancak başvuruların büyük bölümü, ülkedeki güvenlik durumu gerekçe gösterilerek reddediliyor. Reddedilen Afganların birçoğu, Taliban yönetiminden çekindikleri için gönüllü geri dönüşe yanaşmıyor. Bu tablo, AB'yi Taliban ile işbirliği yapmaya iten temel etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
Toplantının gündeminde ayrıca, Afganistan'da insan hakları durumu ve özellikle kadınların eğitim ve çalışma hakkı gibi konuların da yer alması bekleniyor. Ancak AB yetkilileri, bu görüşmelerin Taliban'ın tanınması anlamına gelmediğini, sadece pratik işbirliği amaçlı olduğunu vurguluyor. Taliban ise düzenlediği basın açıklamasında, AB ile görüşmelerin "karşılıklı çıkarlar" çerçevesinde yapıldığını, göç konusunda işbirliğine açık olduklarını ancak Afgan vatandaşlarının zorla geri gönderilmesine karşı çıkacaklarını ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin Taliban ile bu tür bir toplantı yapması, uluslararası toplumda ikili bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. Bir yandan insani gerekçelerle göçmenlerin geri dönüşünün sağlanması, diğer yandan Taliban'ın meşruiyet kazanması riski dengelenmeye çalışılıyor. Özellikle Pakistan ve İran gibi Afgan göçmenlerin yoğun olarak bulunduğu komşu ülkeler, bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Pakistan, geçtiğimiz yıllarda yüz binlerce Afgan sığınmacıyı sınır dışı etmişti ve AB'nin benzer bir uygulamayı başlatması, bölgedeki göç baskısını artırabilir. Ayrıca, AB ülkelerindeki aşırı sağ partilerin yükselişi, göç karşıtı söylemleri körüklerken, hükümetler üzerindeki baskı da artıyor. Bu toplantı, AB'nin göç konusunda daha pragmatik ve sonuç odaklı bir yaklaşıma yöneldiğinin sinyali olarak yorumlanıyor. Ancak Taliban ile işbirliğinin uzun vadede Avrupa'nın itibarına ve insan hakları standartlarına gölge düşürebileceği endişeleri de mevcut.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, halihazırda yaklaşık 200 bin Afgan göçmene ev sahipliği yapıyor ve düzensiz göçle mücadelede transit ülke konumunda. AB'nin Taliban ile sınır dışı işbirliğine gitmesi, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Zira AB'nin bu adımı, Afgan sığınmacıların Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçiş yapma eğilimini artırabilir. Türk makamları, AB'nin göç yönetiminde daha sert önlemler almasını desteklerken, Taliban ile yapılacak anlaşmaların sadece AB'ye değil, Türkiye'ye de düzensiz göç akışını azaltmada yardımcı olabileceğini değerlendiriyor. Öte yandan, Ankara'nın Taliban ile zaten diplomatik temasları bulunuyor ve bu görüşmeler Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak insan hakları ihlalleri konusunda hassasiyet gösteren Türkiye, Taliban'ın meşruiyet kazanmasına yol açabilecek adımlarda temkinli davranıyor.