İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan’a resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bu ziyaret, ABD ile İran arasında yürütülen ve savaşı sona erdirme hedefi taşıyan gizli müzakerelerin hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Geçtiğimiz Pazartesi günü İsviçre’nin ev sahipliğinde gerçekleşen üst düzey görüşmelerde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf bir araya gelmişti. Görüşmelerin ardından teknik ekipler, anlaşmanın detayları üzerinde çalışmaya başladı.
Ziyaretin Arka Planı ve Diplomatik Sinyaller
Pezeşkiyan’ın İslamabad ziyareti, İran’ın bölgesel müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirme ve ABD ile varılacak olası bir anlaşmada Pakistan’ın arabuluculuğunu alma girişimi olarak yorumlanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmanın sadece İran-ABD ilişkilerini değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da etkileyeceğini vurguluyor. Pakistan ise uzun süredir İran ile Suudi Arabistan arasında denge politikası izliyor ve bu görüşmelerde kilit bir rol üstlenebilir. Görüşmelerin odağında İran’ın nükleer programı, bölgesel silahsızlanma ve yaptırımların hafifletilmesi olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anlaşma sağlanması halinde, Orta Doğu’da önemli bir güç dengesi değişikliği yaşanabilir. İran’ın uluslararası topluma entegrasyonu, enerji piyasalarını etkileyecek ve bölgesel çatışmaların çözümüne katkı sağlayabilir. Özellikle Yemen, Suriye ve Irak’taki vekalet savaşları üzerinde doğrudan etkisi olması bekleniyor. ABD’nin ise İran ile anlaşarak askeri varlığını azaltma ve Çin’e odaklanma stratejisi izlediği değerlendiriliyor. Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, teknik ekiplerin birkaç hafta içinde somut bir metin üzerinde mutabakata varması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile kara sınırı olan ve enerji ithalatında İran’a bağımlı bir komşu olarak bu gelişmeden doğrudan etkilenecektir. Olası bir ABD-İran anlaşması, Türkiye’nin enerji güvenliğini artırabilir ve yaptırım risklerini azaltabilir. Ayrıca bölgesel istikrar, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki askeri operasyonlarını ve göç politikasını da etkileyebilir. Ankara, Tahran ile dengeli ilişkilerini korurken, ABD ile de stratejik işbirliğini sürdürmek durumunda. Bu anlaşma Türkiye’ye, bölgesel bir krizin çözümünde arabuluculuk fırsatı da sunabilir.