ABD'de tüketici fiyatları Mayıs ayında beklenenden daha hızlı arttı ve yıllık bazda yüzde 4,2'ye yükselerek üç yıllık zirvesine ulaştı. Çarşamba günü açıklanan resmi verilere göre, Nisan ayında yüzde 3,8 olan yıllık enflasyon, İran'a yönelik artan jeopolitik gerilimlerin enerji piyasalarında yarattığı şok dalgasıyla birlikte dünyanın en büyük ekonomisinde fiyat baskılarını artırdı. ABD Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre, enerji fiyatları bir önceki aya göre yüzde 2,1 artarken, akaryakıt ve elektrik fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekti. Gıda fiyatları da yüzde 0,3 artış gösterdi. Çekirdek enflasyon (gıda ve enerji hariç) ise yıllık yüzde 3,6 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bu veri, Federal Rezerv'in faiz politikasını sıkılaştırma yönünde daha agresif adımlar atmasına neden olabilir.
İran gerilimi enerji maliyetlerini artırdı
İran ile ABD arasında geçen ay başlayan gerginlik, başta ham petrol olmak üzere enerji fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açtı. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik tacizleri ve ABD'nin bölgeye ek askeri sevkiyatı, Brent petrol fiyatını varil başına 85 dolar seviyesine kadar taşıdı. Bu durum, ABD'deki akaryakıt pompa fiyatlarına doğrudan yansıdı. Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, benzin fiyatları Mayıs'ta galon başına ortalama 3,50 dolara yükselerek son iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Uzmanlar, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkanması halinde enerji fiyatlarındaki baskının yaz aylarında da devam edebileceğini belirtiyor.
Fed'in faiz kararına etkisi
Yüksek enflasyon verisi, Fed'in 14-15 Haziran'da yapacağı toplantıda faiz artırımına gideceği beklentilerini güçlendirdi. Piyasalar, Fed'in 50 baz puanlık bir faiz artırımına kesin gözüyle bakıyor; hatta bazı ekonomistler 75 baz puanlık adım ihtimalini dile getiriyor. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell, daha önce enflasyonun geçici olduğunu savunmuş, son veriler sonrası bu söylem sorgulanmaya başlamıştı. Bu durumda, Fed'in hem enflasyonu kontrol altına almak hem de resesyon riskini minimumda tutmak için zor bir denge politikası izlemesi gerekecek. Enflasyon verisi sonrası ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 3,1'in üzerine çıkarken, dolar endeksi de güçlendi. New York borsaları ise veri sonrası düşüşle açıldı.
Küresel piyasalara yansıma
ABD enflasyon verisi, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Gelişmekte olan ülke para birimleri dolara karşı değer kaybetti. Asya borsaları, ABD verisinin ardından Çarşamba günü düşüşle kapandı. Avrupa borsalarında da benzer bir eğilim gözlemlendi. Analistler, yüksek ABD enflasyonunun, başta petrol ve gıda ithalatçısı ülkeler olmak üzere, birçok gelişmekte olan ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini ifade ediyor. Ayrıca, Fed'in faiz artırımlarının devam etmesi halinde küresel likiditenin daralması ve sermaye akışlarının gelişmiş ülkelere yönelmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD enflasyonundaki yükseliş, Türkiye ekonomisi için çifte etki yaratabilir. Birincisi, yüksek enerji fiyatları Türkiye'nin cari açığını artırıcı etki yapar; zira Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke. İkincisi, Fed'in faiz artırımları TL üzerinde baskı oluşturarak döviz kurunu yukarı çekebilir. Bu da ithalat maliyetlerini ve iç enflasyonu artırır. Ancak diğer yandan, yüksek ABD faizleri Türkiye'ye yönelik sermaye girişlerini azaltabilir. Merkez Bankası'nın elindeki politika araçları sınırlı olduğu için, bu dış şoklar karşısında ek önlemler alması gerekebilir. Kısa vadede akaryakıt zamları ve yüksek enflasyon, Türkiye'deki ekonomik görünümü olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.