ABD yönetimi, başta Çin olmak üzere birçok büyük ticaret ortağına yönelik zorla çalıştırma iddialarını gerekçe göstererek yeni bir gümrük vergisi paketi açıkladı. Bloomberg’in haberine göre, söz konusu tarifelerin en az yüzde 10 oranında olması planlanırken, uygulamanın hangi ürün gruplarını kapsayacağı ve ne zaman yürürlüğe gireceği merak konusu. Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, kararı desteklerken yatırımcılar da gelişmeyi yakından takip ediyor. Küresel piyasalarda belirsizlik hakimken, analistler bu adımın ticaret savaşlarını yeniden alevlendirebileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, bazı ülkelerin ihracatında zorla çalıştırma yoluyla üretilmiş malların yer aldığı iddia ediliyor. Soruşturma, özellikle Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki pamuk ve tekstil üretimine odaklanmış durumda. ABD, daha önce de benzer gerekçelerle bazı Çinli şirketlere yaptırım uygulamıştı. Yeni tarifelerin yalnızca Çin’i değil, Güneydoğu Asya ülkeleri, Meksika ve Avrupa Birliği’ni de kapsaması bekleniyor. Pompeo, Fox News’e yaptığı açıklamada, “Amerikan işçilerini ve insan haklarını korumak için bu adım şart” dedi. Öte yandan, bazı ekonomistler bu tür korumacı önlemlerin küresel tedarik zincirlerini bozacağını ve enflasyonu tetikleyeceğini savunuyor.
Tarifelerin kapsamı ve oranlarıyla ilgili kesin bir takvim verilmezken, Beyaz Saray’ın konuyu Kongre ile istişare ederek nihai kararı önümüzdeki haftalarda açıklaması bekleniyor. Uzmanlar, bu hamlenin ABD’nin ticaret politikasında daha agresif bir döneme işaret ettiğini belirtiyor. Özellikle Çin-ABD ticaret savaşlarının 2018’deki ilk turunda benzer tarifelerin küresel büyümeyi yavaşlattığı hatırlatılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD’nin bu kararı, yalnızca ikili ticari ilişkileri değil, aynı zamanda Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) kurallarını da test ediyor. İnsan hakları gerekçesiyle uygulanan ticaret kısıtlamaları, uluslararası hukukta tartışmalı bir alan. ABD, daha önce Myanmar’daki Rohingya krizinde de benzer bir yol izlemişti. Analistler, bu adımın diğer ülkeleri de benzer önlemler almaya teşvik edebileceğini, bunun da küresel ticaretin daha da parçalanmasına yol açacağını öngörüyor. Avrupa Birliği’nden henüz resmi bir açıklama gelmezken, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “zorla çalıştırma” iddialarını reddederek, ABD’yi “insan haklarını siyasileştirmekle” suçladı. Piyasalar ise belirsizlik nedeniyle dalgalı bir seyir izliyor; ABD borsaları haftanın ilk işlem gününde yatay seyrederken, Asya borsalarında satış baskısı yaşandı. Yatırımcılar, özellikle teknoloji ve otomotiv sektöründe yoğunlaşan tarifelerin etkisini hesaplamaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin zorla çalıştırma gerekçesiyle uygulayacağı yeni gümrük tarifeleri, Türkiye’yi doğrudan hedef almasa da, küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi Türkiye ekonomisi için risk oluşturuyor. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını AB ülkelerine yaparken, AB’nin de bu tür önlemlere yönelmesi durumunda Türk ihracatçıları olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, ABD-Çin arasındaki ticaret gerilimi, küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanmaya yol açarak Türkiye’nin lojistik ve üretim avantajlarını öne çıkarabilir; ancak kısa vadede belirsizlik yatırım kararlarını erteleyebilir. Türkiye’nin insan hakları ve işçi standartları konusunda ABD ile benzer hassasiyetleri paylaşması, bu tür tarifelerden muaf tutulma olasılığını artırabilir. Yine de, küresel ticarette korumacılığın artması, Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme stratejisini zorlayabilir. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörü, ABD’nin hamlesinden dolaylı olarak etkilenecek alanların başında geliyor.