Washington – ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley, ülkenin kasım ayında yapılacak ara seçimlerinde oy kullanma merkezlerine federal askeri personel veya Ulusal Muhafız birliklerinin gönderilmesine yönelik herhangi bir planın bulunmadığını açıkladı. General Milley'in bu açıklaması, eski Başkan Donald Trump'ın 2020 seçim sonuçlarına ilişkin asılsız iddialarının ardından ordunun seçim süreçlerine dahil edilmesi yönündeki endişelerin gölgesinde geldi.
Ordu ve seçim güvenliği tartışmaları
Pentagon'daki yıllık basın toplantısında konuşan General Milley, "Federal askeri personelin veya Ulusal Muhafız birliklerinin oy kullanma merkezlerine konuşlandırılması gibi bir planımız yok. Bu, Amerikan demokrasisinin temel ilkelerine aykırı olur" dedi. Milley, ordunun sivil toplumdaki rolünün sınırlı olduğunu ve seçimlerin bağımsız seçim yetkilileri tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Genelkurmay Başkanı, eyalet yönetimlerinin kendi yasaları çerçevesinde Ulusal Muhafız birliklerini doğal afet veya iç güvenlik gibi durumlarda görevlendirebileceğini ancak federal hükümetin seçim gününde askeri varlık gösterilmesi yönünde bir talebinin olmadığını belirtti. Milley, "Ordumuz, Anayasa'ya ve sivil otoriteye bağlılığını sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.
Demokratik normlar ve askeri tarafsızlık
Bu açıklama, ABD'de bazı eyaletlerin seçim güvenliği önlemlerini artırması ve tartışmalı yasaların gündeme gelmesiyle birlikte önem taşıyor. Uzmanlar, ordunun seçim süreçlerinden uzak tutulmasının demokratik normlar açısından kritik olduğunu vurguluyor. Brookings Enstitüsü'nden analist Thomas Wright, "Askeri yetkililerin bu tür açıklamaları, kamuoyuna ordunun tarafsızlığına dair güvence veriyor" dedi.
ABD'de 2020 başkanlık seçimlerinin ardından yaşanan Kongre baskını ve seçim sonuçlarına itirazlar, askeri liderleri siyasi tartışmaların dışında kalmaya özen göstermeye yöneltmişti. General Milley'in son açıklaması, ordunun seçim süreçlerinde arabulucu veya taraf olmadığını netleştirme çabası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de askeri gücün seçim süreçlerinden uzak tutulması, demokratik kurumların işleyişi açısından önemli bir gösterge. Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD'nin iç siyasi istikrarının ittifak dayanıklılığına katkı sağladığını değerlendiriyor. Bu tür gelişmeler, Türk kamuoyunda demokrasi ve hukukun üstünlüğü tartışmalarına da dolaylı yansıyabilir. Ancak doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir yönü bulunmamakla birlikte, küresel güç dengelerindeki istikrarın korunması bölgesel güvenlik açısından olumlu karşılanabilir.