ABD'de trans bireylerin haklarına yönelik toplumsal kabulün son yıllarda belirgin bir düşüş gösterdiği ortaya çıktı. Yeni bir kamuoyu araştırması, Amerikan toplumunda trans hakları konusunda yaşanan kırılmayı gözler önüne sererken, bu eğilimin özellikle Cumhuriyetçi seçmenler arasında yoğunlaştığı görülüyor. Ülkede trans bireylerin askerlik hizmeti, spor müsabakalarına katılımı ve sağlık hizmetlerine erişimi gibi konular, son dönemde siyasi çekişmelerin en hararetli başlıkları arasında yer alıyor.
Destek oranlarındaki değişim
Pew Araştırma Merkezi tarafından Mart 2024'te yayımlanan anket, Amerikalı yetişkinlerin yalnızca yüzde 46'sının trans bireylerin haklarını genişletecek yasal düzenlemeleri desteklediğini, yüzde 32'sinin ise bu tür politikaların yanlış olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. 2022'de yapılan benzer bir ankette bu oran yüzde 56 destek ve yüzde 26 karşıt şeklindeydi. Aradan geçen iki yılda destek oranı 10 puan gerilerken, karşıtlık 6 puan arttı. Özellikle Cumhuriyetçi ve bağımsız seçmenler arasındaki düşüş dikkat çekiyor. Cumhuriyetçilerin desteği 2022'de yüzde 35 iken 2024'te yüzde 24'e geriledi. Demokratlarda ise yüzde 82'den yüzde 84'e hafif bir artış görüldü. Bu, konunun giderek partizan bir meseleye dönüştüğünü gösteriyor.
Spor, sağlık ve eğitim alanındaki tartışmalar
Trans bireylerin kadın sporlarına katılımı, son yıllarda en çok tartışılan konuların başında geliyor. Ankete katılanların yüzde 43'ü, trans kadınların kadın spor müsabakalarında yarışmasını yasaklayan yasaları destekliyor. Sadece yüzde 28'i bu tür yasaklara karşı çıkıyor. Benzer şekilde, trans bireylerin cinsiyet uyum sürecinde ergenlik engelleyici ilaçlara erişimi konusunda da toplumsal görüş bölünmüş durumda. Ankete göre, reşit olmayanlara bu tür tedavilerin yasaklanmasını destekleyenlerin oranı yüzde 34, karşı çıkanlar ise yüzde 29. Eğitim alanında ise, okullarda trans öğrencilerin kendilerini ifade etme biçimleriyle ilgili politikalar yoğun tartışma konusu. Birçok eyalet, trans öğrencilerin istedikleri tuvaleti kullanmasını veya cinsiyet kimliklerine uygun isimlerle anılmasını engelleyen yasalar çıkardı. Federal düzeyde ise konu, Biden yönetiminin Eğitim Bakanlığı aracılığıyla yayımladığı yönergelerle mahkeme süreçlerine taşındı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu eğilim, yalnızca iç siyasetle sınırlı kalmıyor. Trans hakları konusundaki tartışmalar, Batı Avrupa ülkelerinde de benzer bir kutuplaşma yaratıyor. İngiltere, İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde, özellikle reşit olmayanlara yönelik cinsiyet uyum tedavilerinin sınırlandırılması yönünde adımlar atılıyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde de trans hakları, giderek daha fazla gündem maddesi haline geliyor. Ancak küresel ölçekte, birçok ülkede trans bireyler hala yasal tanınma, sağlık hizmetlerine erişim ve ayrımcılığa karşı koruma konularında ciddi sorunlarla karşı karşıya.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu toplumsal ve siyasi dönüşüm, Türkiye'deki insan hakları tartışmaları açısından dolaylı bir önem taşıyor. Türkiye, uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde ayrımcılık yasağına tabi olmakla birlikte, trans bireylerin toplumsal kabulü ve yasal hakları konusunda sınırlı bir ilerleme kaydetti. ABD'deki kutuplaşma, küresel insan hakları normlarının uygulanabilirliği konusunda tartışmaları tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel dinamiklerde, benzer toplumsal meselelerin siyasallaşması ve uluslararası kurumların bu alandaki etkisi, dış politika yapıcıları için dikkate alınması gereken bir unsur olarak öne çıkıyor.