ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun (BLS) yayımladığı verilere göre, nisan ayında ülke genelindeki iş ilanları 7,6 milyona yükselerek Mart 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu rakam, bir önceki aya kıyasla 731 binlik artışa işaret ediyor. İşgücü piyasasındaki bu beklenmedik canlanma, ABD ekonomisinin resesyon korkularına rağmen dirençli olduğunu gösteriyor. Özellikle hizmet sektörü, sağlık ve eğlence alanlarındaki işe alımlar, toparlanmanın lokomotifi oldu. Ancak bu durum, enflasyonla mücadele eden Federal Rezerv (Fed) için işleri zorlaştırabilir.
Fed'in faiz politikasını zorlayan veri
Nisan ayı iş ilanları, piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşti. Analistler, artışın 500 bin civarında olmasını bekliyordu. Oysa gerçekleşen 731 binlik artış, işgücü talebinin hâlâ çok güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, Fed'in faiz indirimlerine başlama zamanlamasını yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Zira güçlü işgücü piyasası, ücret baskılarını artırarak enflasyonu besleyebilir. BLS verilerine göre, işe alım sayısı da nisan ayında 5,8 milyona yükselirken, işten ayrılma oranı (quits rate) yüzde 2,2'de sabit kaldı. Bu, çalışanların iş değiştirme konusunda hâlâ istekli olduğunu ancak pandemi dönemindeki 'büyük istifa' dalgasının yatıştığını gösteriyor.
Özellikle sağlık hizmetleri ve sosyal yardım sektöründe iş ilanları belirgin şekilde arttı. Bu sektördeki talep, yaşlanan nüfus ve pandemi sonrası sağlık hizmetlerine olan ihtiyacın artmasıyla ilişkilendiriliyor. Ayrıca konaklama ve yemek hizmetleri de canlılığını koruyor. Ancak inşaat ve imalat sektörlerindeki iş ilanları, yüksek faiz oranlarının etkisiyle daha ılımlı bir seyir izledi.
Küresel ekonomi için 'çift yönlü' mesaj
ABD işgücü piyasasındaki bu güçlü performans, küresel ekonomi açısından da önemli sinyaller taşıyor. Bir yandan dünyanın en büyük ekonomisinin resesyona sürüklenme riskini azaltarak küresel talebi destekliyor. Diğer yandan, ABD'de enflasyonun kalıcı olabileceği endişesiyle gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışına yol açabilir. Fed'in faizleri yüksek tutma olasılığı, doları güçlendirirken diğer para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve diğer merkez bankaları da ABD verilerini yakından takip ediyor. Zira ABD'deki işgücü piyasası sıkılığı, küresel tedarik zincirlerindeki talep dalgalanmalarını etkileyerek Avrupa ve Asya'daki ihracatçı ülkelerin büyüme görünümünü şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD işgücü piyasasındaki güçlü seyir, Türkiye ekonomisi için 'karma' bir tablo sunuyor. Kısa vadede, ABD talebinin canlı kalması Türk ihracatçıları için olumlu; ancak Fed'in faizleri yüksek tutması, TL üzerinde baskı yaratabilir ve gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırabilir. Türkiye'nin cari açık ve dış finansman ihtiyacı göz önüne alındığında, bu durum döviz kuru istikrarı için risk oluşturuyor. Ayrıca, ABD'deki ücret artışları, küresel emtia fiyatları üzerinden Türkiye'deki enflasyonu dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Hazine ve Merkez Bankası'nın, Fed'in para politikasındaki olası gecikmelere karşı hazırlıklı olması gerekiyor.