ABD'de bir federal mahkeme, büyük ilaç şirketlerinin Medicare kapsamındaki bazı ilaçların fiyatlarını hükümetle müzakere etmek zorunda kalmasını öngören yasaya karşı açtıkları davayı reddetti. Mahkeme, Enflasyon Azaltma Yasası'nın (IRA) ilgili hükümlerinin anayasaya aykırı olmadığına hükmetti. Bu karar, diğer tüm zengin ülkelerde ilaç fiyatlarının hükümetler tarafından belirlenirken ABD'de ilaç maliyetlerinin neden en yüksek seviyede olduğu tartışmasını alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Enflasyon Azaltma Yasası, Medicare programı kapsamındaki 10 reçeteli ilaç için hükümetin doğrudan fiyat müzakeresi yapmasına izin veriyor. İlaç endüstrisi, bu uygulamanın 'alma zorunluluğu' (eminent domain) benzeri bir mülk edinimi olduğunu ve anayasayı ihlal ettiğini iddia etmişti. Ancak Ohio'da görülen davada yargıç, ilaç şirketlerinin bu argümanını kabul etmedi.
Mahkeme kararı, ilaç fiyatlarındaki şişkinliğin %40'ına kadar varan oranlarda azaltılması potansiyelini ortaya koyuyor. Ancak Kongre'deki Cumhuriyetçiler ve bazı Demokratlar, ilaç şirketlerinin Ar-Ge yatırımlarının zarar göreceği gerekçesiyle yasayı zayıflatmak için baskı yapıyor. Sektör temsilcileri, mahkeme kararına rağmen Kongre'yi 'bailout' (kurtarma) yapmaya çağırıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD, dünyadaki en yüksek ilaç fiyatlarına sahip ülke olarak biliniyor. Oysa Kanada, İngiltere, Almanya ve Japonya gibi ülkeler, hükümet müzakereleri sayesinde aynı ilaçları çok daha düşük maliyetle temin ediyor. Bu durum, ABD'deki hastalar ve Medicare sistemi üzerinde ağır bir finansal yük oluşturuyor. Mahkeme kararı, küresel ilaç fiyatlandırma modellerini yeniden gündeme getirdi. Eğer yasa tam olarak uygulanırsa, ABD ilaç fiyatları diğer zengin ülkelerdeki seviyelere yaklaşabilir, bu da çok uluslu ilaç şirketlerinin küresel kâr marjlarını etkileyebilir.
Ayrıca, bu karar ABD'de sağlık reformu tartışmalarını da canlandırdı. Başkan Joe Biden yönetimi, mahkeme kararını ‘halk için bir zafer’ olarak nitelendirirken, ilaç endüstrisi lobisi yasal mücadeleyi Yüksek Mahkeme'ye taşımayı planlıyor. Bu süreç, ABD sağlık sisteminin geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ilaç fiyatlandırmasında devlet müdahalesinin hukuki temellerini güçlendiren bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, SGK ve kamu ihale kurumları aracılığıyla ilaç fiyatlarını düzenliyor ve bu alanda ABD'ye kıyasla daha aktif bir role sahip. ABD'deki mahkeme kararı, Türkiye'nin ilaç maliyetlerini düşürme politikalarına dolaylı olarak destek sağlayabilir. Ayrıca, çok uluslu ilaç şirketlerinin Türkiye'deki fiyatlandırma baskısına karşı direncinin azalmasına katkıda bulunabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin ilaçta dışa bağımlılığı nedeniyle, global fiyat artışları ve tedarik sorunları bu kararla tamamen çözülmüyor.