Kanada Başbakanı Mark Carney, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın engellemekle tehdit ettiği Detroit Nehri üzerindeki yeni uluslararası köprünün planlanan tarihten daha geç açılabileceğini belirtti. Carney, Ottawa’da düzenlediği basın toplantısında, köprünün tamamlanma sürecinde lojistik ve bürokratik zorluklar yaşandığını, bu nedenle açılışın “biraz daha uzun sürebileceğini” ifade etti. Köprü, Michigan eyaletinin Detroit kenti ile Ontario eyaletinin Windsor kenti arasında yer alıyor ve iki ülke arasındaki en yoğun ticaret yollarından birini oluşturuyor. ABD Başkanı Trump, seçim kampanyası sırasında bu projeyi eleştirmiş ve inşaatı durdurma tehdidinde bulunmuştu.
Projenin arka planı ve Trump’ın müdahalesi
Gordie Howe Uluslararası Köprüsü olarak bilinen yapı, Kanada ve ABD arasında imzalanan bir anlaşma kapsamında 2020 yılında inşa edilmeye başlandı. Projenin toplam maliyeti 5,7 milyar dolar olarak öngörülüyor ve Kanadalı yetkililer tarafından finanse ediliyor. Köprünün, 2024 sonu veya 2025 başında hizmete girmesi planlanıyordu. Ancak Trump, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir açıklamada, projenin “Amerikan işçilerine zarar verdiğini” iddia ederek federal izinleri iptal etmekle tehdit etmişti. Carney ise bu tehditlere rağmen köprünün tamamlanacağını, ancak şu anki tahminlerin ötesinde bir gecikme olabileceğini söyledi. Kanadalı yetkililer, sınırda yaşanan bu belirsizliğin ticari akışı olumsuz etkilediğini ve iş dünyasında endişe yarattığını belirtiyor.
Köprü, günlük yaklaşık 8.000 kamyonun geçtiği Ambassador Köprüsü’nün yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. Ambassador Köprüsü, 1929 yılında inşa edildiği için modern standartlara uygun değil ve bakım maliyetleri sürekli artıyor. Yeni köprünün, altı şeritli olması ve yaya ile bisiklet yollarını da içermesi planlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ticaret savaşları ve siyasi gerilim
Kanada-ABD sınırı, iki ülke arasındaki günlük 2,7 milyar dolarlık ticaretin geçtiği stratejik bir nokta. Trump’ın bu projeye yönelik tehditleri, daha geniş bir ticaret savaşının parçası olarak yorumlanıyor. Trump, görevde kaldığı süre boyunca Kanada’ya çelik ve alüminyum tarifeleri uygulamış, NAFTA’yı yeniden müzakere ederek USMCA’yı yürürlüğe koymuştu. Analistler, Trump’ın bu hamlelerinin, ABD’nin ticaret açığını kapatma ve yerli üretimi teşvik etme amacı taşıdığını, ancak Kanada ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguluyor. Özellikle otomotiv sektörü, sınır ötesi tedarik zincirinin aksamasından endişe duyuyor. Michigan ve Ontario eyaletleri, ekonomik olarak birbirine sıkı bağlı; bu nedenle herhangi bir aksaklık binlerce işi etkileyebilir. Kanada hükümeti, Trump yönetimiyle diplomatik yolları kullanarak çözüm aramaya devam ederken, Carney’in bu açıklaması iki ülke arasındaki gerilimi yeniden alevlendirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, ABD ile Kanada arasındaki ticari gerilimler küresel ticaret dengelerini etkileyebilir. İki ülke arasında yaşanacak bir tıkanma, özellikle otomotiv ve çelik gibi sektörlerde tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir ve bu durum dolaylı olarak Türkiye’nin ihracat pazarlarına da yansıyabilir. Ayrıca, Trump’ın korumacı politikaları, Türkiye’nin ABD ile olan ticari ilişkilerinde benzer yansımalara yol açabilir. Türkiye’nin, ABD’nin tarife politikalarına karşı alternatif ticaret rotaları ve anlaşmalar geliştirmesi önem kazanıyor.