ABD'de yirmi yılı aşkın süredir istikrarlı bir şekilde artan eşcinsel evlilik ve trans bireylerin toplumsal kabulü, son Gallup anketine göre ilk kez gerileme eğilimi gösterdi. Araştırma şirketi Gallup'un 2023 yılı verilerine göre, eşcinsel evliliğe destek oranı bir önceki yıla kıyasla iki puan düşerek yüzde 69'a geriledi. Bu, 1996'dan bu yana sürekli yükselişte olan desteğin ilk kez azalması anlamına geliyor. Trans bireylerin hakları konusunda ise daha keskin bir düşüş gözlemlendi: 2022'de yüzde 62 olan trans bireylerin doğru cinsiyette yaşama özgürlüğüne destek, 2023'te yüzde 55'e indi.
Anket sonuçları ve siyasi yansımaları
Gallup'un Mayıs 2023'te gerçekleştirdiği anket, toplam 1.011 yetişkinle yüz yüze görüşülerek yapıldı. Ankete katılanların yüzde 69'u eşcinsel evliliğin yasal olması gerektiğini belirtirken, yüzde 31'i karşı çıktı. 2022'de bu oran yüzde 71 destek ve yüzde 29 karşıydı. En belirgin düşüş ise trans bireylerin haklarında yaşandı: 'Bir kişinin kendini erkek ya da kadın olarak tanımlamasının kendi tercihine bırakılması' fikrine destek yüzde 55'e geriledi (2022'de yüzde 62). Aynı dönemde, trans bireylerin spor takımlarına katılımına desteğin de yüzde 70'ten yüzde 64'e düştüğü görüldü.
Demografik kırılımlar, bu düşüşün özellikle gençler ve bağımsız seçmenler arasında yoğunlaştığını ortaya koyuyor. 18-34 yaş arasındaki eşcinsel evlilik desteği 2022'de yüzde 89 iken 2023'te yüzde 81'e indi. Bağımsız seçmenlerde ise destek yüzde 77'den yüzde 73'e geriledi. Cumhuriyetçi seçmenlerde eşcinsel evlilik desteği yüzde 45'te sabit kalırken, Demokratlarda yüzde 89'dan yüzde 87'ye hafif bir düşüş gözlendi. Trans bireylerin cinsiyet tercihi konusunda ise bağımsız seçmenlerde desteğin yüzde 67'den yüzde 55'e düşmesi dikkat çekiyor.
Uzmanlar, bu gerilemenin arkasında ABD'deki yoğun siyasi tartışmaların ve özellikle trans bireylere yönelik Cumhuriyetçi partinin başlattığı yasa kampanyalarının etkili olduğunu belirtiyor. Son iki yılda birçok eyalet, trans bireylerin spor katılımı, sağlık hizmetlerine erişimi ve okullarda cinsiyet kimliği eğitimi konularında kısıtlayıcı yasalar çıkardı. Gallup'un verilerine göre, trans bireylerin doğru cinsiyette yaşama özgürlüğüne destek 2020'de yüzde 63 iken 2023'te yüzde 55'e düştü. Bu, aynı soruya verilen en düşük destek oranı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu eğilim, Batı dünyasında LGBTİ+ hakları konusunda yaşanan daha geniş bir kırılganlığın parçası olarak değerlendirilebilir. Birleşik Krallık'ta trans haklarına yönelik artan siyasi tartışmalar, İsveç ve Finlandiya gibi İskandinav ülkelerinde gençler arasında cinsiyet değiştirme prosedürlerine yönelik kısıtlamalar, dünya genelinde bu konunun ne kadar polarize olduğunu gösteriyor. Gallup'un verileri, ABD'de eşcinsel evlilik desteğinin 2000'li yılların başında yüzde 35'ten 2020'lerde yüzde 70'e yükseldiğini, ancak bu ivmenin durduğunu ortaya koyuyor. Bu, LGBTİ+ hakları hareketinin daha önce karşılaşmadığı bir direnç noktasına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu eğilim, Türkiye için doğrudan bir dış politika meselesi olmasa da, küresel insan hakları algısı ve toplumsal normlar açısından önemli. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve kendi iç hukuku çerçevesinde cinsel yönelim temelli ayrımcılığı yasaklamış olsa da, toplumsal kabul düzeyi düşük. ABD'deki kutuplaşma, uluslararası kuruluşların ve AB'nin Türkiye'ye yönelik insan hakları değerlendirmelerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Öte yandan, Türkiye'de siyasi iklimin daha muhafazakar bir yönelime sahip olması, bu tür ABD kaynaklı gelişmelerin iç politikada referans alınmasına yol açabilir.