Trump yönetimi, 28 Ocak 2025'te ticaret ortaklarına yönelik ek gümrük vergileri uygulamaya koyma hazırlığında olduğunu duyurdu. ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından yayımlanan raporda, 60 ülkenin zorla çalıştırma yoluyla üretilen malları ithal ettiği veya bu tür ürünlerin alımına yönelik kısıtlamaları uygulamakta başarısız olduğu belirtildi. Bu adım, Washington'un insan hakları ihlalleri iddialarını ticaret politikasının merkezine yerleştirdiğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
USTR’nin yıllık Zorla Çalıştırma Raporu’na göre, 60 ülke arasında Çin, Hindistan, Bangladeş, Myanmar ve birçok Güneydoğu Asya ülkesi bulunuyor. Raporda, bu ülkelerin toplamda 100'den fazla sektörde zorla çalıştırma uygulamalarına izin verdiği veya bunları denetlemede yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Özellikle tekstil, elektronik ve tarım sektörleri hedefte.
Trump yönetimi, daha önce de Çin merkezli şirketlere yönelik zorla çalıştırma iddialarıyla gümrük vergilerini artırmıştı. Yeni plan kapsamında, söz konusu ülkelerden yapılan ithalata ortalama %15-25 oranında ek vergi getirilmesi öngörülüyor. USTR yetkilileri, bu önlemlerin ABD'deki işçi haklarını korumak ve adil ticareti teşvik etmek için gerekli olduğunu savunuyor.
Ancak eleştirmenler, bu hareketin aslında Trump'ın ticaret savaşlarını genişletme stratejisinin bir parçası olduğunu ileri sürüyor. Zorla çalıştırma iddialarının, özellikle Çin'e yönelik sert tedbirleri meşrulaştırmak için kullanıldığı belirtiliyor. Öte yandan, insan hakları örgütleri, ABD'nin bu konuda tutarlı bir politika izlemesini memnuniyetle karşılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, küresel ticaret dengelerini etkileme potansiyeli taşıyor. ABD'nin en büyük ticaret ortakları arasında yer alan Çin, Meksika, Kanada ve Avrupa Birliği ülkeleri doğrudan etkilenecek. Özellikle Çin, daha önce zorla çalıştırma suçlamalarını reddetmiş ve bu tür iddiaları 'siyasi amaçlı' olarak nitelemişti. Yeni vergilerin, Pekin ile Washington arasındaki ticaret savaşını daha da tırmandırması bekleniyor.
Uzmanlar, bu hamlenin aynı zamanda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla çelişebileceğini ve ticari misillemelere yol açabileceğini vurguluyor. Daha önce ABD, Çin'den yapılan ithalata uyguladığı gümrük vergileri nedeniyle DTÖ nezdinde şikayet konusu olmuştu. Yeni vergilerin de benzer bir sürece yol açması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu adımı, Türkiye'yi doğrudan hedef almasa da, küresel ticarette korumacılığın arttığı bir dönemde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, ABD'ye tekstil, otomotiv ve tarım ürünleri ihraç ediyor; zorla çalıştırma raporunda yer alan ülkelerle benzer sektörlerde faaliyet gösteriyor. Bu nedenle, ABD'nin tedarik zinciri denetimlerini sıkılaştırması, Türk ihracatçıları için ek belgelendirme yükümlülükleri getirebilir. Ayrıca, ABD-Çin ticaret savaşının derinleşmesi, küresel talebi daraltarak Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin bu gelişmeyi yakından takip etmesi ve ticaret politikasını çeşitlendirerek riskleri yönetmesi önem taşıyor.