ABD Yüksek Mahkemesi, tarım ilaçlarının kullanımına ilişkin verdiği son kararla kimya endüstrisinin yanında yer alarak çiftçileri ve çevre koruma örgütlerini karşısına aldı. Mahkemenin, federal yasaların eyalet düzeyindeki düzenlemeleri geçersiz kıldığı yönündeki yorumu, özellikle Kaliforniya gibi katı tarım ilacı kuralları olan eyaletlerde büyük tepki çekti. Trump döneminden kalan Adalet Bakanlığı yetkililerinin de sürece dahil olması, kararın siyasi boyutunu daha da belirginleştirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Karar, Monsanto'nun (şimdi Bayer) ürettiği glifosat bazlı yabani ot öldürücü Roundup'ın kansere neden olduğu iddialarıyla ilgili bir davada alındı. Mahkeme, federal Pestisit, Fungisit ve Rodentisit Yasası'nın (FIFRA) eyaletlerin kendi etiketleme ve uyarı gerekliliklerini belirlemesini engellediğine hükmetti. Bu, şirketlerin ürünlerinin üzerinde kanser uyarısı yapmasını gerektiren Kaliforniya gibi eyalet yasalarının federal yasa tarafından geçersiz kılındığı anlamına geliyor.
Uzmanlara göre karar, sadece glifosat için değil, diğer birçok tarım ilacı için de emsal teşkil edecek. Çevre örgütleri, mahkemenin bu kararla halk sağlığını büyük şirketlerin kârlarına feda ettiğini savunurken, kimya endüstrisi temsilcileri ise kararın tutarlı bir federal düzenleme sağlayacağını ve eyaletler arasındaki farklılıkların giderileceğini belirtiyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
ABD, dünyanın en büyük tarım ilacı pazarı. Bu karar, yalnızca Amerikan tarımını değil, küresel gıda ticaretini de etkileyecek. Avrupa Birliği ve diğer ülkeler, glifosat gibi maddelere ilişkin kendi düzenlemelerini gözden geçirebilir. Ayrıca, kararın ABD'nin Dünya Ticaret Örgütü (WTO) nezdindeki yükümlülükleriyle uyumu da sorgulanıyor. Çiftçi örgütleri, eyaletlerin kendi koşullarına göre düzenleme yapma hakkının elinden alınmasının, sürdürülebilir tarım uygulamalarını baltalayacağını dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarım ilaçları konusunda AB standartlarını benimsemeye çalışırken, ABD'deki bu gelişme Ankara'yı zor durumda bırakabilir. Türkiye, glifosat gibi maddelerin kullanımına ilişkin kendi düzenlemelerini yaparken, ABD menşeili tarım ilaçlarının ithalatında bu kararın emsal teşkil etmesi riski bulunuyor. Ayrıca, Türk çiftçilerin kullandığı birçok jenerik ilacın etken maddesi glifosat olduğu için, olası bir yasaklama durumunda alternatif maliyetler artabilir. Türkiye'nin, gıda güvenliği ve ticaret dengesi açısından bu kararı yakından izlemesi gerekiyor.