ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump yönetiminin Haiti ve Suriye'den gelen göçmenlere yönelik geçici koruma statüsünü (TPS) sonlandırma kararını onaylayarak, yüz binlerce kişiyi potansiyel sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya bıraktı. Yüksek Mahkeme'nin 7-2 oyla aldığı karar, federal temyiz mahkemesinin TPS'nin sonlandırılmasını engelleyen kararını bozdu. Karar, 2017 yılında DHS Sekreteri John Kelly tarafından Haiti ve Suriye için yapılan TPS yenileme değerlendirmesinin iptal edilmesiyle başlayan hukuki sürecin son aşaması olarak görülüyor. Haiti için yaklaşık 50 bin, Suriye için ise 6 bin 800 kişinin etkilenmesi bekleniyor. TPS, doğal afet veya silahlı çatışma gibi geçici koşullar nedeniyle ülkelerine dönemeyen göçmenlere ABD'de kalma ve çalışma izni veren bir program.
Kararın arka planı: TPS'nin sonlandırılması süreci
Trump yönetimi, göreve geldikten sonra yasadışı göçle mücadele kapsamında TPS programını sıkılaştırmaya başlamıştı. 2017 yılında DHS, Haiti ve Suriye'nin artık TPS için gerekli koşulları sağlamadığını belirterek programı sonlandırma kararı aldı. Haiti, 2010 depreminin ardından TPS kapsamına alınmıştı; Suriye ise 2011'de başlayan iç savaş nedeniyle bu statüden yararlanıyordu. DHS'nin kararı, göçmen hakları savunucuları ve bazı eyaletler tarafından mahkemeye taşındı. Federal bölge mahkemesi ve temyiz mahkemesi, kararın ayrımcı olduğu ve yeterli gerekçe sunulmadığı gerekçesiyle TPS'nin sonlandırılmasını engellemişti. Ancak Yüksek Mahkeme, yürütme organının göç politikaları konusunda geniş yetkilere sahip olduğunu vurgulayarak, mahkemelerin bu tür kararlara müdahalesinin sınırlı olması gerektiğini belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Karar, sadece ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda Haiti ve Suriye'deki istikrarsızlığı da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Haiti, son yıllarda siyasi kaos, çete şiddeti ve ekonomik krizle boğuşuyor; ülke, TPS statüsünü kaybedenlerin dönüşüyle daha da büyük bir insani krizle karşı karşıya kalabilir. Suriye'de ise iç savaşın 14. yılında tam bir istikrar sağlanamadı. ABD'de yaşayan Suriyelilerin bir kısmı, ülkelerine dönmek yerine başka ülkelere sığınma başvurusunda bulunmayı düşünebilir. Karar, aynı zamanda diğer ülkeler için de emsal teşkil ediyor: ABD'nin TPS programını daraltması, benzer statülere sahip diğer göçmen grupları için endişe yaratıyor. Uluslararası toplum, özellikle BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, kararı eleştirerek, ülkelerine dönmek zorunda kalanların güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin göç ve mülteci politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. ABD'nin TPS programını daraltması, özellikle Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye'nin üzerindeki uluslararası yükü artırabilir. Zira ABD'den sınır dışı edilen Suriyelilerin önemli bir kısmı Türkiye'ye yönelmeyebilir, ancak bu karar, Batı ülkelerinin mülteci koruma politikalarında daha katı bir çizgi benimsemesine yol açabilir. Türkiye, halihazırda dünyadaki en büyük Suriyeli mülteci nüfusuna ev sahipliği yaparken, ABD'nin bu kararı, mülteci yükünün paylaşılması konusundaki küresel tartışmaları alevlendirebilir. Ankara'nın, bu tür gelişmeler karşısında uluslararası platformlarda mülteci hakları ve yük paylaşımı konularında daha aktif bir rol üstlenmesi beklenebilir.