ABD Yüksek Mahkemesi, Alman ilaç ve tarım devi Bayer AG'ye ait Monsanto'nun ürettiği Roundup markalı ot ilacının kansere yol açtığı iddiasıyla açılan bir davada şirket lehine karar verdi. Yüksek Mahkeme, Pennsylvania eyaletinde görülen davada, Monsanto'nun ürününün kanserojen olduğu yönünde yeterli uyarı yapmadığı iddiasını reddederek alt mahkemenin kararını bozdu. Bu karar, binlerce benzer davayla karşı karşıya olan Bayer için kritik bir hukuki zafer olarak değerlendiriliyor. Mahkeme, federal yasaların eyalet düzeyindeki uyarı yükümlülüklerini geçersiz kıldığı gerekçesiyle davacıların iddiasını kabul etmedi.
Gelişmenin arka planı
Bayer, 2018 yılında Monsanto'yu 63 milyar dolara satın almıştı. Ancak bu satın alma, Roundup'ın aktif maddesi glifosatın kanserojen olduğu iddialarıyla gölgelendi. Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) 2015 yılında glifosatı 'muhtemelen insanlar için kanserojen' olarak sınıflandırmıştı. O tarihten bu yana ABD'de yaklaşık 165 bin dava açıldı ve Bayer bazı davalarda kaybederek yüklü tazminatlar ödemek zorunda kaldı. En büyük darbe, 2019 yılında Kaliforniya'daki bir jürinin 2 milyar dolardan fazla tazminata hükmetmesiyle geldi. Ancak Yüksek Mahkeme'nin son kararı, şirketin eyalet düzeyindeki davaların federal yasalarla engellendiği yönündeki savunmasını güçlendirdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar sadece ABD'deki davaları değil, küresel çapta benzer iddialarla mücadele eden Bayer için de belirleyici olacak. Avrupa Birliği, glifosatın kullanımını 2022 yılında 10 yıl daha uzatırken, bazı ülkeler kısıtlamalar getirdi. Karar, tarım ilacı endüstrisinde emsal teşkil edebilir ve diğer şirketlerin benzer davalarla karşılaşma riskini azaltabilir. Ancak tüketici örgütleri ve çevre grupları, kararı 'kamu sağlığına darbe' olarak nitelendirerek tepki gösterdi. Bayer hisseleri kararın ardından yükselirken, şirketin hukuki yükünün hafiflemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu kararın Türkiye'ye doğrudan bir yansıması olmasa da, küresel tarım ilacı piyasasını etkilemesi muhtemel. Türkiye, Monsanto'nun da aralarında bulunduğu büyük tarım ilacı şirketlerinin faaliyet gösterdiği bir ülke. Glifosat içeren ürünler Türkiye'de de yaygın olarak kullanılıyor. ABD'deki bu içtihat, Türkiye'deki benzer davalarda emsal olarak kullanılabilir ve yerel mahkemelerin kararlarını etkileyebilir. Ayrıca Bayer'in hukuki yükünün hafiflemesi, şirketin Türkiye'deki yatırımlarını ve pazar stratejilerini olumlu etkileyebilir. Ancak Türkiye'deki tüketici bilinci ve çevre hareketleri, bu kararı üretici lehine tek taraflı bir duruş olarak yorumlayabilir.