ABD Senatosu Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi, ara seçimler öncesinde artan yaşam maliyeti endişelerini masaya yatırmak üzere Salı sabahı bir oturum düzenledi. Oturumda, artan enflasyonun ve İran'daki savaşın tetiklediği benzin fiyatlarındaki yükselişin Amerikalı seçmenler üzerindeki etkileri ele alındı. Uzmanlar, yıllık enflasyon oranının yüzde 8,2'ye ulaştığı ve benzin fiyatlarının galon başına 5 doları aştığı bir ortamda, hane halklarının alım gücünün ciddi şekilde daraldığına dikkat çekti.
Gelişmenin arka planı
ABD'de ara seçimler 8 Kasım 2022'de yapılacak. Kamuoyu yoklamaları, seçmenlerin en önemli gündem maddesinin ekonomi olduğunu gösteriyor. Enflasyonun 40 yılın en yüksek seviyelerinde seyretmesi, Başkan Joe Biden ve Demokrat Parti için ciddi bir siyasi risk oluşturuyor. Senato Bankacılık Komitesi Başkanı Sherrod Brown, oturumda yaptığı konuşmada, "Amerikalı aileler her gün market ve benzin istasyonlarında fiyat artışlarıyla karşılaşıyor. Bu durum, büyük şirketlerin kâr hırsının bir sonucu" dedi.
Oturumda ifade veren uzmanlar, arz zincirindeki aksaklıklar ve enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu körüklediğini belirtti. Özellikle İran'daki savaşın küresel petrol arzını tehdit etmesi, ABD'de benzin fiyatlarının yeniden yükselmesine neden oldu. Amerikan Petrol Enstitüsü verilerine göre, ulusal ortalama benzin fiyatı galon başına 4,95 dolar seviyesinde bulunuyor. Beyaz Saray, stratejik petrol rezervlerinden arz yaparak fiyatları dengelemeye çalışsa da, bu önlemlerin kalıcı olmadığı ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki yaşam maliyeti krizi, küresel ekonomi üzerinde de dalga etkisi yaratıyor. Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'de talebin daralması, küresel ticareti olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadele için faiz artırımlarına devam etmesi, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına ve döviz kurlarında dalgalanmalara yol açıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), ABD'deki enflasyonun küresel büyüme için en büyük risklerden biri olduğunu vurguluyor. İran'daki savaş ise, enerji fiyatlarının yanı sıra jeopolitik istikrarsızlık yaratarak küresel tedarik zincirlerini tehdit ediyor.
Öte yandan, ABD'nin Çin ile ticaret savaşları ve teknoloji alanındaki rekabeti, küresel ekonomik belirsizliği artırıyor. Analistler, ara seçimlerin ardından ABD'nin ekonomi politikalarında değişiklik olabileceğini, bunun da küresel piyasaları etkileyeceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki yaşam maliyeti krizi ve ara seçimler, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel etkileri açısından önem taşıyor. Fed'in faiz artırımları, Türk lirası üzerinde baskı yaratırken, ABD'de olası bir durgunluk Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin dış ticaret açığını artırıcı bir faktör. İran'daki savaş ise, Türkiye'nin enerji ithalatında alternatif rotalar arayışını hızlandırabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde ara seçim sonuçlarının etkisini yakından izlemeli, özellikle savunma ve ticaret alanındaki olası politika değişikliklerine hazırlıklı olmalıdır.