ABD Adalet Bakanlığı, yasadışı göçmen statüsündeki kişileri federal yetkililere bildirmeyen eyaletlere yönelik mali yardımların kesileceğini duyurdu. Bu karar, özellikle göçmen hakları savunucuları ve Demokrat eyalet yönetimleri tarafından sert tepkiyle karşılandı. Tehdit altındaki iki sosyal yardım programı kapsamında yıllık toplam 76,5 milyon doların üzerinde kaynak aktarımı yapılıyor. Bu gelişme, ABD'de göç politikalarının giderek daha da sertleştiği bir dönemde, federal hükümet ile eyaletler arasında yeni bir gerilim cephesi açıyor. Özellikle sınır eyaletlerinde uygulanan ve 'kutsal şehir' (sanctuary city) politikaları olarak bilinen göçmen dostu uygulamaların hedef alındığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı ve kapsamı
ABD Adalet Bakanlığı'nın bu hamlesi, eski Başkan Donald Trump döneminde başlatılan ve göçmenlik yasalarının daha sıkı uygulanmasını amaçlayan politikaların bir devamı niteliği taşıyor. Bakanlık, Uyuşturucu Mahkemeleri için Edward Byrne Anma Adalet Yardımı (Byrne JAG) programı ve Adalet Desteği Bölgesel Bilgi Paylaşım Sistemi (JRI) gibi fonlardan yararlanan eyaletlerin, federal göçmenlik yetkilileriyle (ICE) işbirliği yapmasını şart koşuyor. Bu programlar, yıllık toplamda 76,5 milyon dolarlık bir bütçeye sahip olup, eyaletlerin suçla mücadele, uyuşturucu bağımlılığı tedavisi ve adli programlarını finanse etmek için kullanılıyor.
Adalet Bakanlığı, kendilerine gönderilen yazıda, bu fonların kullanılabilmesi için eyaletlerin federal göçmenlik yasalarına uyacaklarını ve yasadışı göçmen olduğu tespit edilen kişilerin bilgilerini ICE ile paylaşacaklarını taahhüt etmelerini istedi. Bakanlık yetkilileri, göçmenlik yasalarının ihlal edilmesinin federal kaynakların etkin kullanımını engellediğini ve bu nedenle eyaletlerin işbirliğinin zorunlu hale geldiğini savunuyor. Söz konusu yazıda, uyum sağlamayan eyaletlere uygulanacak yaptırımların açıkça belirtildiği ve bu yaptırımların mali yardımın kesilmesini içerdiği ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu uygulaması, ülke içinde olduğu kadar uluslararası alanda da yankı buldu. Özellikle Latin Amerika ülkeleri ve insan hakları örgütleri, bu tür politikaların göçmenlerin temel haklarını ihlal ettiğini ve göçmen toplulukları arasında korku yarattığını belirtiyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), göçmen statüsündeki kişilerin bilgilerinin paylaşılmasının, onların sığınma başvurularını olumsuz etkileyebileceğine ve insani yardım mekanizmalarını zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, bu kararın, ABD'nin göçmen politikalarının yalnızca federal düzeyde değil, eyaletler üzerinden de şekillendirilmeye çalışıldığını gösterdiği ifade ediliyor. Bu durum, ABD'nin göç konusundaki tutumunun uluslararası toplum tarafından yakından izlenmesine neden oluyor.
Uzmanlar, bu adımın, aralarında New York ve Kaliforniya'nın da bulunduğu birçok eyalette 'kutsal şehir' politikalarının yaygınlaşması karşısında federal hükümetin elini güçlendirme amacı taşıdığını belirtiyor. Bu şehirlerde, yerel polis güçlerinin federal göçmenlik yetkilileriyle işbirliği yapmaları kısıtlanıyor veya engelleniyor. Bu durum, federal hükümetin eyalet düzeyindeki göçmenlik uygulamalarına müdahalesini artıran bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu kararı, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel göç yönetimi açısından önemli bir emsal teşkil edebilir. Türkiye, halihazırda dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yaparken, göçmenlerin kayıt altına alınması ve bilgilerinin güvenliği, ulusal güvenlik ve insani değerler arasındaki denge açısından kritik bir konu. ABD'nin mali yardımı baskı aracı olarak kullanması, uluslararası toplumda göçmenlerin korunmasına yönelik endişeleri artırıyor. Türkiye'nin de dahil olduğu Avrupa Birliği ile yapılan göç anlaşmaları gibi mekanizmaların, insan hakları standartları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu tür uygulamaların, göçmenlerin entegrasyonunu zorlaştırabileceği ve insan ticareti gibi suçlarla mücadeleyi olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.