Birleşmiş Milletler (BM), ABD'nin dış yardım bütçesinde yaptığı kesintiler nedeniyle, aralarında Gazze ve Sudan'ın da bulunduğu kriz bölgelerinde yaklaşık 1 milyon kadın ve kız çocuğunun hayati destek hizmetlerine erişimini kaybettiğini duyurdu. BM Kadın Birimi'nin yayımladığı raporda, bu kesintilerin özellikle cinsel sağlık, anne-çocuk bakımı ve şiddet mağdurlarına yönelik koruma hizmetlerini etkilediği belirtildi. Uzmanlar, fon eksikliğinin bölgede insani krizi derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
ABD yönetimi, 2024 mali yılı bütçesinde dış yardımlara ayrılan payı önemli ölçüde azaltma kararı almıştı. Bu kapsamda BM kuruluşlarına aktarılan fonlarda yüzde 40'a varan kesintiler yapıldı. Söz konusu kesintiler, özellikle Ortadoğu ve Afrika'daki kırılgan bölgelerde faaliyet gösteren kadın merkezli yardım programlarını doğrudan vurdu.
BM Kadın Birimi'nin raporuna göre, Gazze Şeridi'nde 350 bin, Sudan'da ise 200 bin kadın ve kız çocuğu, bu kesintiler nedeniyle temel sağlık hizmetlerinden yoksun kaldı. Ayrıca, kadın sığınma evleri ve psikososyal destek hatları kapanma noktasına geldi. BM, bu durumun kadınlar arasında depresyon ve intihar vakalarını artırabileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu kararının, özellikle çatışma bölgelerinde yaşayan kadınları korumasız bıraktığını vurguluyor. Birçok STK, fon yetersizliği nedeniyle personel çıkarmak zorunda kaldığını açıkladı. Bu durum, sahadaki hizmet kalitesinin düşmesine ve ihtiyaç sahiplerine ulaşımın zorlaşmasına yol açıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yardım kesintileri, yalnızca Gazze ve Sudan'ı değil, aynı zamanda Yemen, Afganistan ve Bangladeş'teki Rohingya mülteci kamplarını da etkiliyor. BM, bu bölgelerde yaklaşık 500 bin kadının daha risk altında olduğunu tahmin ediyor. Kesintilerin, kadınların iş gücüne katılımını ve toplumsal cinsiyet eşitliği çabalarını da sekteye uğrattığı belirtiliyor.
Küresel ölçekte, bu gelişme, ABD'nin insani yardım alanındaki lider rolünün sorgulanmasına neden oluyor. Çin ve Rusya gibi ülkeler, ABD'nin boşalttığı alanı doldurmak için alternatif yardım mekanizmaları oluşturma çabasında. Ancak uzmanlar, bu ülkelerin yardım politikalarının genellikle siyasi koşullara bağlı olduğunu ve BM sistemi kadar şeffaf olmadığını ifade ediyor.
Avrupa Birliği ise, fon açığını kapatmak için ek kaynak ayırma sinyali verdi. Ancak mevcut bütçe kısıtları nedeniyle bu adımın yeterli olmayacağı değerlendiriliyor. BM, acilen 500 milyon dolarlık ek finansman çağrısı yapmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgede insani yardım ve kadın destek programlarında aktif bir rol oynamaktadır. ABD'nin yardım kesintileri, Türkiye'nin komşu bölgelerdeki istikrar çabalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle Gazze ve Sudan'daki krizin derinleşmesi, yeni göç dalgalarına yol açarak Türkiye'nin üzerindeki göç yükünü artırabilir. Ayrıca, Türk STK'larının bu bölgelerdeki faaliyetleri, fon daralmasıyla karşı karşıya kalabilir. Türkiye, BM ve AB ile iş birliğini güçlendirerek bu açığı kapatma potansiyeline sahip olsa da, ek mali kaynak ihtiyacı doğabilir. Bu durum, Türk dış politikasının insani yardım ayağında yeni bir dengeleme sürecini gündeme getirebilir.