Ağustos sonu, ABD kampüslerine yeni kayıt yaptıran uluslararası öğrencilerin ülkeye akın ettiği dönemdir. Ancak bu yıl, Çinli öğrenciler için vize işlemlerindeki gecikmeler ve iki ülke arasındaki diplomatik gerilimler, planlanan uçuşları belirsiz bir bekleyişe dönüştürmüş durumda. Pek çok öğrenci, vize başvurularının sonuçlanmaması nedeniyle eğitim hayatlarının askıya alındığını ve sürekli bir kaygı içinde olduklarını belirtiyor.
Vize süreçlerindeki katılaşma ve genişleyen güvenlik kontrolleri
Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı olan ve ABD'de yüksek lisans yapmayı planlayan öğrenciler, vize başvurularının beklenenden çok daha uzun sürdüğünü ifade ediyor. Bazı öğrenciler, başvurularının 'Administrative Processing' yani idari işlem aşamasında aylarca bekletildiğini, bu durumun da eğitimlerini riske attığını dile getiriyor. Özellikle bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında eğitim almak isteyen öğrencilerin daha yoğun bir incelemeye tabi tutulduğu belirtiliyor.
ABD'nin Çinli öğrencilere yönelik vize politikalarındaki bu katılaşma, iki ülke arasındaki siyasi gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Pandemi sonrası dönemde yaşanan ekonomik ve teknolojik rekabet, eğitim alanındaki iş birliklerini de olumsuz etkiliyor. ABD'li yetkililer, ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle bazı başvuruların daha detaylı incelendiğini ve bu süreçlerin zaman alabileceğini kabul ediyorlar.
Öğrenciler ise bu belirsizlik karşısında ne yapacaklarını şaşırmış durumda. Pek çoğu, kayıt yaptırdıkları üniversitelerden uzaktan eğitimle başlamak zorunda kalırken, bazıları da eğitimlerini tamamen ertelemeyi değerlendiriyor. Aileler, bu sürecin çocuklarının psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini ve maddi külfetlerinin arttığını ifade ediyor.
Asya-Pasifik'te eğitim diplomasisinde dengeler değişiyor
Bu gelişmeler, yalnızca ABD-Çin ilişkilerini değil, aynı zamanda bölgesel eğitim diplomasisini de etkiliyor. Kanada, İngiltere, Avustralya gibi ülkeler, Çinli öğrencileri çekmek için daha cazip vize politikaları sunarken, bu durum küresel öğrenci hareketliliğinde dengeleri değiştiriyor. Çinli öğrenciler için ABD'nin hâlâ birinci tercih olmasına rağmen, artan belirsizlikler diğer ülkelerin önünü açıyor.
Uluslararası eğitim uzmanları, Çinli öğrencilerin ABD ekonomisi için önemine dikkat çekiyor. Yaklaşık 290 bin Çinli öğrencinin ABD'de eğitim gördüğü ve ülke ekonomisine yıllık 15 milyar dolar katkı sağladığı tahmin ediliyor. Öğrenci vizelerindeki bu yavaşlık, ABD'nin yumuşak gücünü de zayıflatıyor. Çin'de Batı ülkeleriyle eğitim iş birliğini teşvik eden kamuoyu, öğrencilerin karşılaştığı bu zorlukları yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel eğitim diplomasisinde yaşanan gerilimin bir örneği olarak Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. ABD ve Çin arasındaki rekabet, uluslararası öğrenci hareketliliğinin yönünü değiştirirken, Türkiye gibi eğitim alanında yükselen ülkeler için bir fırsat penceresi açabilir. Türkiye, son yıllarda uluslararası öğrenci sayısını artırmak için adımlar atıyor ve YTB gibi kurumlarla aktif bir tanıtım politikası izliyor. Bu tür küresel belirsizlikler, Türkiye'nin cazibesini artırabilir. Ancak, Türkiye'nin de kendi vize süreçlerini hızlandırması ve uluslararası öğrenciler için daha çekici koşullar sunması gerekiyor. Ayrıca, iki diplomatik krizin eğitim alanına yansıması, Türkiye'nin tarafsız ve köprü ülke konumunu güçlendirebilir.