ABD'li yetkililer, Vietnam ile yürütülen ikili ticaret müzakerelerinde, Hanoi yönetiminin ithalat kısıtlamaları ve fikri mülkiyet hakları ihlallerine yönelik baskıyı artırdı. Bu hafta Washington'da gerçekleştirilen bir dizi görüşmede, Amerikan tarafı Vietnam'ın ticaret fazlasının azaltılması ve Amerikan şirketlerine yönelik piyasa erişiminin kolaylaştırılması taleplerini gündeme getirdi. Özellikle tarım ürünleri ve otomotiv sektörlerindeki gümrük dışı engellerin kaldırılması, müzakerelerin merkezinde yer alıyor.
Müzakerelerin arka planı
ABD ile Vietnam arasındaki ticaret hacmi 2023'te 130 milyar doları aşarken, Vietnam'ın lehine yaklaşık 100 milyar dolarlık bir ticaret fazlası oluştu. Bu dengesizlik, özellikle eski Başkan Donald Trump döneminde Vietnam'ın "para birimi manipülatörü" olarak etiketlenmesine yol açmıştı. Biden yönetimi ise ticaret politikasında daha çok sektörel önceliklere odaklanıyor. Görüşmelerde, ABD'nin çelik ve alüminyum gibi geleneksel kalemlerin yanı sıra, yarı iletkenler ve yeşil enerji teknolojilerinde de pazar açılımı talep ettiği belirtiliyor.
Vietnam heyeti ise ABD'nin askıya aldığı kambiyo rejimi ve tarife indirimleri konusunda iyimser bir tutum sergilese de, fikri mülkiyet koruması konusunda ciddi adımlar atılması gerektiğinin farkında. Ülkede özellikle ilaç ve yazılım sektörlerinde patent ihlallerinin yaygın olduğu, bu durumun Amerikan şirketlerini rahatsız ettiği biliniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu müzakereler, Çin'in bölgede artan etkisine karşı ABD'nin Asya-Pasifik'teki ticaret ortaklarıyla bağlarını güçlendirme çabaları kapsamında değerlendirilebilir. Vietnam, hem Çin'le yakın ekonomik ilişkileri hem de ABD'yle artan ticareti nedeniyle dengeli bir yol izlemeye çalışıyor. Ancak fikri mülkiyet ve ticaret engelleri gibi yapısal sorunlar, Vietnam'ın ABD'nin önerdiği Hint-Pasifik Ekonomik Çerçevesi'nin (IPEF) faydalarından tam olarak yararlanmasını engelliyor.
Uzmanlar, Vietnam'ın küresel tedarik zincirinde önemli bir üretim merkezi haline geldiği bir dönemde, bu müzakerelerin sonucunun hem ülkenin yatırım ortamı hem de Çin'in rekabet gücü açısından belirleyici olacağını vurguluyor. Eğer Vietnam, ABD taleplerine yanıt vermekte isteksiz davranırsa, Washington'un Mekong bölgesine yardım ve yatırım vaatleri söylem düzeyinde kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Vietnam ticaret müzakereleri, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesine açılım stratejisi açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye'nin benzer şekilde ABD ile ticaret dengesizliği ve fikri mülkiyet sorunları yaşayan ülkeler arasında yer alması, bu müzakerelerden çıkacak modelin ileride Türkiye-ABD ticari ilişkilerine de emsal teşkil edebileceği anlamına geliyor. Ayrıca, Vietnam'ın başarılı entegrasyonu, Türkiye'nin Güneydoğu Asya tedarik zincirlerindeki rolünü etkileyebilir; bu nedenle Ankara'nın hem ikili düzeyde hem de IPEF gibi çerçevelerde proaktif adımlar atması faydalı olacaktır.