ABD'de yaşayan Venezuelalılar, 24 Haziran'da Venezuela'nın kuzey-orta bölgesini vuran ve en az 6.500 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan art arda depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyor. Binlerce kişi hâlâ kayıp. Depremler, ülkenin altyapısını ağır şekilde etkilerken, yurt dışındaki Venezuelalılar hem yas tutuyor hem de memleketlerine yardım ulaştırmak için seferber oluyor.
Depremlerin yıkıcı etkisi ve Venezuelalıların tepkisi
24 Haziran'da Venezuela'nın kuzey-orta kesiminde meydana gelen iki büyük deprem, ülkenin son yıllarda yaşadığı en büyük felaketlerden biri olarak kayıtlara geçti. Yetkililer, en az 6.500 kişinin öldüğünü açıklarken, binlerce kişinin enkaz altında kaldığı ve kayıp olduğu belirtiliyor. Depremler, başkent Karakas ve çevresindeki eyaletlerde büyük yıkıma yol açtı; birçok bina çöktü, yollar ve köprüler hasar gördü. Venezuela hükümeti, uluslararası yardım çağrısında bulunurken, ülkedeki ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle arama kurtarma çalışmaları yetersiz kalıyor.
ABD'de yaşayan Venezuelalılar, deprem haberini büyük bir üzüntüyle karşıladı. Florida, Texas, New York ve Kaliforniya gibi eyaletlerde yoğunlaşan Venezuelalı diaspora, sosyal medya üzerinden akrabalarına ulaşmaya çalışıyor. Birçok kişi, sevdiklerinden haber alamamanın çaresizliğini yaşıyor. Miami'de yaşayan Venezuelalı aktivist Maria Rodriguez, "Ailem Karakas'ta. İlk depremden sonra telefonlar kesildi, saatlerce haber alamadım. Şimdi onlara ulaşmaya çalışıyorum ama şebekeler hâlâ sorunlu" dedi. Rodriguez gibi binlerce Venezuelalı, hem yakınlarının güvenliğinden endişe ediyor hem de yardım organizasyonlarına katılarak destek olmaya çalışıyor.
ABD'deki Venezuelalı topluluklar, depremzedelere yardım için bağış kampanyaları düzenliyor. Miami, Houston ve New York'ta çeşitli sivil toplum kuruluşları, ilaç, gıda, su ve battaniye gibi temel ihtiyaç malzemelerini topluyor. Ancak Venezuela'ya yardım ulaştırmak, ülkedeki siyasi ve ekonomik koşullar nedeniyle zorlu bir süreç. ABD'nin Venezuela'ya yönelik yaptırımları, bankacılık işlemlerini ve insani yardım transferlerini kısıtlıyor. Bu nedenle birçok grup, yardımları komşu ülkelerdeki (Kolombiya, Brezilya) ortaklar aracılığıyla ulaştırmaya çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Venezuela'daki deprem felaketi, ülkenin zaten içinde bulunduğu derin siyasi ve ekonomik krizi daha da ağırlaştırıyor. Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümeti, deprem sonrası uluslararası yardıma açık olduğunu belirtse de, muhalefet ve gözlemciler, hükümetin kriz yönetimindeki yetersizliğine dikkat çekiyor. Özellikle sağlık altyapısının çökmüş olması, yaralıların tedavisini zorlaştırıyor. Ülkedeki hastanelerde ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada.
Uluslararası toplum, Venezuela'ya yardım gönderme konusunda istekli ancak pratikte engellerle karşılaşıyor. ABD, deprem sonrası bazı yaptırımları geçici olarak askıya alarak insani yardım kanallarını açmayı değerlendiriyor. Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç gibi kuruluşlar, bölgeye yardım ulaştırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Venezuela'nın altyapı sorunları ve siyasi gerilimler, yardımların etkin dağıtımını güçleştiriyor.
Deprem, Venezuela'dan göç eden milyonlarca insanın yaşadığı travmayı da artırıyor. Son yıllarda ülkedeki kriz nedeniyle 6 milyondan fazla Venezuelalı başta Kolombiya, Peru, Şili ve ABD olmak üzere çeşitli ülkelere göç etti. Bu diaspora, şimdi hem kendi ailelerinin hem de memleketlerinin acısını taşıyor. ABD'deki Venezuelalılar, bir yandan geçim mücadelesi verirken diğer yandan depremzedelere destek olmaya çalışıyor. Bu durum, göçmen topluluklarının kriz anlarındaki dayanışma kapasitesini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem felaketi, Türkiye'nin Latin Amerika'daki diplomatik ve insani açılımları açısından bir fırsat ve sınav niteliğinde. Türkiye, son yıllarda Venezuela ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini derinleştirmiş, Maduro hükümetine destek vermişti. Deprem sonrası Türkiye'nin insani yardım göndermesi, bölgedeki yumuşak gücünü pekiştirebilir. Ancak Venezuela'daki siyasi istikrarsızlık ve ABD yaptırımları, yardımların ulaştırılmasında zorluk yaratabilir. Türkiye, AFAD ve Kızılay aracılığıyla yardım göndererek hem Venezuelalıların hem de uluslararası toplumun takdirini kazanabilir. Ayrıca, deprem sonrası oluşabilecek göç dalgası, Türkiye'nin göç politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir; zira Venezuelalı göçmenlerin bir kısmı Türkiye'ye de gelebilir. Bu nedenle Türkiye, hem insani hem de stratejik dengeleri gözeterek hareket etmeli.