ABD ile İran arasındaki gerilim, son haftalarda yeniden alevlenirken, iki ülkenin 'sonsuz bir savaş'ın eşiğine gelip gelmediği sorusu uluslararası kamuoyunda tartışılıyor. Marc Lamont Hill'in sunduğu programda sosyolog Ali Kadivar, tarihsel örnekler ışığında bu riski ve bölgesel sonuçları analiz etti. Uzmanlara göre, ABD'nin askeri müdahalelerle dolu geçmişi ve İran'ın stratejik hamleleri, iki ülke arasındaki çatışmanın uzun süreli ve yıkıcı bir hal alabileceğine işaret ediyor.
Tarihsel Perspektif ve 'Sonsuz Savaş' Kavramı
Ali Kadivar, ABD'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde Afganistan, Irak ve Libya'da yaptığı 'sonsuz savaş' denemelerinin, bu ülkelerde istikrarsızlık ve insani felaketlere yol açtığını hatırlatıyor. Bu örneklerin, İran'a yönelik benzer bir senaryonun ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdiğini vurguluyor. Kadivar'a göre, ABD'nin İran'a yönelik politikaları, özellikle son dönemde artan askeri hareketlilik ve yaptırımlar, doğrudan askeri çatışma riskini artırıyor.
Programda, İran'ın nükleer programı ve bölgesel vekil güçleri üzerindeki etkisinin, ABD için caydırıcı bir unsur olduğu ancak bu durumun karşılıklı yanlış hesaplamalara da yol açabileceği ifade edildi. İki ülke arasındaki güven bunalımı, diplomatik çözümlerin önünü tıkarken, tarafların savaş söylemi, bölgede yaşayan halklar için giderek daha endişe verici bir hal alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD ile İran arasındaki olası bir askeri çatışma, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu'yu etkileyecek kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Basra Körfezi'ndeki petrol nakil hatları, İsrail'in güvenlik kaygıları, Suudi Arabistan ve diğer körfez ülkelerinin pozisyonları ve Rusya'nın bölgedeki rolü, bu denklemin kritik değişkenleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, savaşın bölgesel bir yangına dönüşebileceği, göç dalgalarını tetikleyebileceği ve küresel enerji piyasalarında şok etkisi yaratabileceği konusunda uyarıyor.
Kadivar, ABD'nin İran'a yönelik uzun süreli bir çatışmanın maliyetinin, Afganistan ve Irak'tan çok daha büyük olabileceğini belirtiyor. İran'ın coğrafi konumu, askeri kapasitesi ve bölgesel nüfuzu, ABD için 'sonsuz savaş' senaryosunu çok daha karmaşık hale getiriyor. Bu nedenle, bazı analistler ABD'nin diplomatik yolları zorlaması gerektiğini savunurken, diğerleri tırmanmanın kaçınılmaz olduğunu öne sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışmasının derinleşmesi, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomik riskler barındırıyor. Sınır komşusu olan İran'da bir savaş, Türkiye'ye yeni göç dalgalarını tetikleyebilir ve sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, bölgedeki enerji hatlarının kesintiye uğraması, Türkiye'nin enerji ithalatında ciddi sorunlara yol açabilir. Türkiye, hem ABD hem de İran ile ilişkilerini dengeleyen bir dış politika izlerken, olası bir çatışma bu dengeyi zorlayabilir. Bu nedenle Türkiye'nin, bölgesel istikrarı korumak için diplomatik girişimlere ağırlık vermesi bekleniyor.