ABD, Avrupa Birliği ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 30 ülke, Sudan'da milyonlarca insanı tehdit eden açlık riskine karşı ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, Sudan'daki savaşan taraflara insani yardım malzemelerinin ulaştırılmasının önündeki tüm engelleri kaldırma çağrısı yapıldı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülke nüfusunun yaklaşık yarısı, yani 25 milyon kişi, acil gıda yardımına muhtaç durumda.
İnsani kriz derinleşiyor
Sudan'da Nisan 2023'te patlak veren çatışmalar, ülkeyi dünyanın en büyük insani krizlerinden birine sürükledi. Ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki savaş, tarım alanlarını tahrip etti, pazarları ve yardım koridorlarını kapattı. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Gıda Programı (WFP), özellikle Darfur, Kordofan ve başkent Hartum çevresinde gıda güvensizliğinin felaket düzeyine ulaştığını bildiriyor. Çatışmalar nedeniyle yerinden edilen 8 milyondan fazla insan, komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Yardım kuruluşları, bürokratik engeller, güvenlik sorunları ve fon yetersizliği nedeniyle yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılamadığını belirtiyor.
Ortak bildiriye imza atan ülkeler, tarafları uluslararası insancıl hukuka saygı duymaya ve sivil halkın güvenliğini sağlamaya davet etti. Bildiride ayrıca, insani yardım çalışanlarına yönelik saldırıların derhal durdurulması ve yardım malzemelerinin serbest dolaşımının garanti altına alınması istendi. ABD ve AB yetkilileri, Sudan'daki krizin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve uluslararası toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası toplumun çağrısı
Bildiriye ABD, AB üyesi ülkelerin yanı sıra Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve bazı Afrika ülkeleri de destek verdi. Ancak Rusya ve Çin'in bildiriye katılmaması dikkat çekti. Uzmanlar, Sudan'daki krizin çözümü için BM Güvenlik Konseyi'nin daha etkin rol oynaması gerektiğini belirtiyor. Öte yandan, uluslararası yardım kuruluşları, Sudan'da yaşanan insani felaketin boyutlarının her geçen gün arttığını ve acil finansmana ihtiyaç duyulduğunu kaydediyor. BM, 2024 yılı için Sudan ve mülteci komşu ülkeler için toplam 4,1 milyar dolarlık insani yardım çağrısında bulunmuştu; ancak şu ana kadar bu miktarın sadece yüzde 30'u toplanabildi.
Türkiye, Sudan'daki krize karşı insani yardımlarını sürdürüyor. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Kızılay, bölgede gıda, sağlık ve barınma yardımları dağıtıyor. Dışişleri Bakanlığı, Sudan'da bir an önce ateşkes sağlanması ve insani koridorların açılması için çağrılarını yineliyor. Türkiye'nin bölgedeki aktif rolü, istikrarın sağlanması ve mülteci akınının önlenmesi açısından önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki insani kriz, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağlarının bulunduğu Sudan'da aktif bir insani diplomasi yürütüyor. Krizin derinleşmesi, bölgesel göç hareketlerini artırabilir ve Türkiye'ye yönelik yeni göç dalgalarına yol açabilir. Ayrıca, Sudan'da istikrarın sağlanması, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu'ndaki jeopolitik dengeler açısından da kritik. Türkiye'nin ortak bildiriye katılması, uluslararası toplumla iş birliği içinde hareket etme ve bölgesel barışa katkı sağlama iradesini gösteriyor. Ancak, yardımların etkinliği ve sürekliliği için uluslararası fonların artırılması ve taraflar üzerinde baskı kurulması gerekiyor.