ABD Temsilciler Meclisi’nde Demokratlar, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik artan askeri gerilimi ve Kongre’yi devre dışı bırakma politikasını protesto ederek, 1.15 trilyon dolarlık yıllık savunma politikası tasarısını (NDAA) Salı günü oylamaya sunmayı engelledi. Bu hamle, Trump yönetimi ile Demokratlar arasındaki yetki çatışmasını yeni bir boyuta taşıdı.
Arka Plan ve Gelişmeler
Savunma Bakanlığı’nın 2024 mali yılı bütçesini kapsayan Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA), her yıl Kongre’nin iki partili desteğiyle kabul edilirken, bu kez Demokratlar tasarıya karşı cephe aldı. Parti liderleri, Trump’ın İran’a yönelik son askeri hareketliliğini “savaş provokasyonu” olarak nitelendirdi ve Başkan’ın Kongre’ye danışmadan böyle bir adım atmasının anayasaya aykırı olduğunu savundu.
Demokratik Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, “Başkan Trump, İran’la savaşa girmeye kararlı görünüyor, ancak bu kararı Amerikan halkının seçilmiş temsilcileriyle paylaşmıyor. Kongre’nin savaş yetkisini hiçe sayan bu tutum, demokrasimizin temel ilkelerini tehdit ediyor” dedi. Pelosi, tasarının ancak Trump’ın İran stratejisine ilişkin yazılı bir rapor ve Kongre onayı şartı eklenmesi halinde görüşülebileceğini duyurdu.
Cumhuriyetçiler ise Demokratların tutumunu “sorumluluktan kaçış” olarak nitelendirdi. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Adam Smith, “Savunma bütçesi askerlerimizin maaşını, silah sistemlerini ve caydırıcılığı etkiler. Bu oyun, ulusal güvenliğimize zarar veriyor” diye konuştu. Ancak Demokratlar, tasarının geçici olarak bloke edilmesinin Trump’ı geri adım atmaya zorlayacağını umuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran ile ABD arasındaki gerginlik, son haftalarda Basra Körfezi’nde yaşanan tanker saldırıları ve İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmasıyla tırmanmıştı. Trump yönetimi, İran Devrim Muhafızları’na yönelik yaptırımları sıkılaştırmış ve bölgeye ek askeri güç sevk etmişti. Bu hareketlilik, NATO müttefikleri ve Avrupa Birliği tarafından da endişeyle karşılanmıştı.
Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre, ABD’deki bu iç siyasi kriz, İran’a karşı olası bir askeri harekatı zorlaştırabilir. Kongre’nin onayı olmadan geniş çaplı bir askeri operasyon başlatmanın anayasal engeli, Trump’ı seçeneklerini daraltıyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörler, ABD’nin İran’a yönelik baskıyı sürdürmesini istiyor. Ancak Kongre’deki bu tıkanma, ABD’nin caydırıcılık gücünü sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki bu siyasi kriz, Türkiye’nin güvenlik çıkarları açısından iki boyutlu bir etki yaratabilir. Birincisi, Irak ve Suriye’deki ABD varlığının geleceği belirsizleşmiştir; Kongre’nin onayı olmadan yeni bir askeri harekat başlatılamazsa, bölgedeki güç dengesi değişebilir. İkincisi, İran’a yönelik bir savaş riskinin azalması, Türkiye’nin enerji güvenliği (İran doğalgazı) ve sınır güvenliği açısından kısa vadede olumludur. Ancak ABD’nin iç siyasi çalkantısı, NATO’nun doğu kanadına yönelik taahhütlerini de etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte hem ABD ile hem de İran ile dengeli bir diplomasi yürütmek zorundadır.