ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi (HASC), 22 Mayıs 2025 Perşembe günü geç saatlerde, ülkenin savunma politikasını belirleyen yıllık yasa tasarısını kabul etti. Yaklaşık 1,15 trilyon dolar büyüklüğündeki devasa bütçe, 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) olarak biliniyor ve tam 14 saat süren maraton görüşmeler sonucunda komiteden geçti. Görüşmelerde, milletvekillerinin sunduğu yaklaşık 900 değişiklik önergesi tartışıldı. Tasarı, önümüzdeki günlerde Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’na sunulacak ve burada da yoğun bir müzakere sürecinden geçmesi bekleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
NDAA, ABD’nin askeri harcamalarına yön veren en önemli yasal metinlerden biri. Her yıl Kongre’de onaylanan bu yasa, Savunma Bakanlığı’nın bütçesini, personel sayısını, silah sistemlerini ve diğer askeri programları yetkilendiriyor. Bu yılki tasarı, 1,15 trilyon dolarlık rekor bir bütçeyi içeriyor ve bu rakam, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 5’lik bir artışa işaret ediyor.
HASC’deki maraton görüşmeler, özellikle Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler arasındaki derin görüş ayrılıklarını gözler önüne serdi. Tartışmaların odağında, silah alımları, askeri üs yatırımları, yapay zeka ve siber güvenlik gibi teknolojik alanlardaki bütçe kalemleri yer aldı. Ayrıca, Çin’in artan askeri tehdidine karşı ABD’nin Hint-Pasifik’teki varlığının güçlendirilmesi, Ukrayna’ya askeri yardımın sürdürülmesi ve İsrail’in savunma ihtiyaçlarının karşılanması gibi konular da öne çıktı.
Komite üyeleri, yaklaşık 900 değişiklik önergesinin birçoğunu uzun tartışmalar sonucunda oyladı. Kabul edilen önergeler arasında, asker maaşlarına yüzde 4,5 zam yapılması, hipersonik silah programlarına ek kaynak ayrılması ve deniz kuvvetlerinin gemi inşa programının hızlandırılması gibi maddeler bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
NDAA’nın bu yılki versiyonu, ABD’nin küresel askeri stratejisinde önemli değişiklikler öngörüyor. Özellikle Çin’e karşı caydırıcılığı artırma amacıyla Hint-Pasifik bölgesine yönelik harcamaların artırılması dikkat çekiyor. Tasarı, Tayvan’ın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi için 1 milyar dolar, Hint-Pasifik’teki askeri varlığın modernizasyonu için ise 5 milyar dolar öngörüyor.
Avrupa cephesinde ise Ukrayna’ya yönelik askeri yardımın sürdürülmesi ve NATO’nun doğu kanadının güçlendirilmesi için 3 milyar dolar ayrılması planlanıyor. Ayrıca, İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi gibi savunma projelerine destek için de 500 milyon dolar bütçe ayrılmış durumda. Orta Doğu’daki ABD askeri üslerinin güvenliği ve Yemen’deki Husilere karşı operasyonlar için de ek kaynak tahsisi yapıldı.
Bunun yanı sıra, tasarıda siber güvenlik, uzay savaşları ve yapay zeka alanındaki yatırımlar da dikkat çekiyor. ABD, bu alanlarda Çin ve Rusya ile rekabette öne geçmeyi hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin güvenlik ortamını doğrudan etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. ABD’nin savunma bütçesindeki artış, özellikle Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki askeri varlığının güçlenmesine yol açabilir. Türkiye, NATO müttefiki olarak bu süreçten etkilenecek olsa da, özellikle Yunanistan’a yönelik askeri yardımların artması veya Suriye’deki ABD varlığının güçlenmesi gibi durumlar, Ankara’nın çıkarlarıyla çelişebilir. Ayrıca, Çin’e karşı sertleşen ABD politikası, Türkiye’nin Çin ile olan ekonomik ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Tasarıda Türkiye’ye yönelik doğrudan bir madde bulunmasa da, küresel güç dengelerindeki değişim, Türk dış politikasının manevra alanını daraltabilir.