ABD Temsilciler Meclisi, İran'a yönelik askeri müdahaleyi durdurmayı öngören bir kararı, bazı Cumhuriyetçi milletvekillerinin de desteğiyle yeniden kabul etti. Washington Temsilcisi Demokrat Pramila Jayapal'in öncülüğünde Meclis genel kuruluna sunulan karar, savaşın “net bir misyonu, stratejisi ve nihai hedefi olmadığı” gerekçesiyle Başkan Joe Biden yönetimine askeri harekâta son verme çağrısında bulunuyor. Karar, İran'la artan gerilim ve devam eden dolaylı çatışmaların ortasında, Kongre'nin savaş yetkilerini yeniden tanımlama çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Savaş yetkileri ve Kongre'nin rolü
ABD Anayasası'na göre savaş ilan etme yetkisi Kongre'ye ait olsa da, son yıllarda başkanlar askeri güç kullanma yetkisini geniş yorumlayarak tek taraflı harekâtlar düzenlemiştir. İran'a yönelik bu karar, özellikle 2020'de ABD'nin İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından tırmanan gerginlikte, Kongre'nin savaş yetkisini sınırlama arayışının bir yansımasıdır. Jayapal, “Bu savaşın ne zaman başladığını, ne zaman biteceğini ya da ne pahasına olacağını kimse bilmiyor” diyerek kararın aciliyetine vurgu yapmıştır. Meclis'te yapılan oylamada 11 Cumhuriyetçi milletvekili iktidar partisinden ayrılarak karara destek vermiştir. Karar, bağlayıcı olmamakla birlikte, Başkan Biden'ın İran politikasına karşı Kongre'nin artan rahatsızlığını göstermektedir.
Bölgesel ve küresel boyut: İran'la gerilim ve uluslararası yansımalar
ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahale tehdidi, Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışma riskini artırmaktadır. İran'ın nükleer programı, bölgesel milis güçleri desteklemesi ve ABD çıkarlarına yönelik saldırılar, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmiştir. Özellikle İsrail-Hamas savaşı sırasında İran destekli Hizbullah ve Husilerin ABD hedeflerine saldırması, Washington'da askeri müdahale çağrılarını artırmıştır. Ancak karar, askeri seçeneğe sıcak bakmayan Kongre üyelerinin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğunu göstermektedir. Uluslararası toplum, ABD'nin İran'a yönelik olası bir harekâtının Orta Doğu'yu istikrarsızlaştırabileceği ve küresel enerji fiyatlarını etkileyebileceği endişesini taşımaktadır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve bölgede dengeli bir politika izlemesi nedeniyle ABD-İran arasında olası bir çatışmadan doğrudan etkilenecektir. ABD'nin askeri müdahalesi, sınır ötesi operasyonların yoğunlaşmasına ve mülteci akınlarına yol açabilir. Ayrıca İran'la ticari ilişkileri ve enerji ithalatı olan Türkiye, yaptırımların derinleşmesi halinde ekonomik baskıyla karşılaşabilir. Bu karar, ABD Kongresi'ndeki savaş karşıtı seslerin güçlendiğini gösterse de, Türkiye'nin olası bir krize karşı diplomatik hazırlıklı olması gerektiğini ortaya koymaktadır.