ABD Temsilciler Meclisi, İran'a yönelik olası bir askeri müdahale için 9 milyar dolar ayrılan 122 milyar dolarlık bütçe planını kabul etti. Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Meclis'te partiler arası çizgilerle geçen yasa tasarısı, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde partinin son büyük yasama hamlesi olarak görülüyor. Bütçe paketi, İran'ın nükleer programına ve bölgedeki milis faaliyetlerine karşı caydırıcılığı artırmayı hedeflerken, Demokratların kontrolündeki Senato'da sert tartışmalara yol açması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Bütçe planı, İran'a yönelik askeri fonun yanı sıra savunma harcamaları, sınır güvenliği ve iç güvenlik programlarını da kapsıyor. Cumhuriyetçi liderler, tasarının ABD'nin ulusal güvenliğini güçlendireceğini ve İran'ı müzakere masasına zorlayacağını savunuyor. Özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması ve bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırıların artması, fonun gerekçesi olarak gösteriliyor.
Ancak Demokratlar, İran'a karşı askeri seçeneğin masada tutulmasının diplomatik çabaları baltalayacağını ve yeni bir savaşa kapı aralayacağını belirtiyor. Beyaz Saray da konuya temkinli yaklaşırken, Başkan Joe Biden'ın veto tehdidi tasarının Senato'daki geleceğini belirsiz kılıyor. Geçtiğimiz hafta yapılan bir anket, Amerikan halkının %62'sinin İran'a yönelik askeri müdahaleye karşı olduğunu ortaya koydu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bütçe paketi, Orta Doğu'da halihazırda gergin olan dengeleri daha da karmaşık hale getirebilir. İran, ABD'nin olası bir saldırısına karşı Yemen'deki Husiler ve Lübnan'daki Hizbullah gibi vekil güçler üzerinden misilleme yapma kapasitesine sahip. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri ise İran'a karşı ABD'nin kararlılığını memnuniyetle karşılasa da, bölgesel bir çatışmanın ekonomik maliyetlerinden endişe ediyor.
Öte yandan, Avrupalı müttefikler İran nükleer anlaşmasının (JCPOA) canlandırılması için diplomasiye öncelik verilmesi çağrısında bulunuyor. Fransa ve Almanya, askeri fonun anlaşmayı tamamen rafa kaldırabileceği uyarısında bulundu. Rusya ve Çin ise Batı'nın İran'a yönelik baskılarını eleştirerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yeni yaptırım kararlarını veto edebileceklerini sinyalledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik askeri fon tahsisi, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlık riskini artırabilir. İran ile Türkiye arasında 2023'te 5 milyar doları aşan ticaret hacmi göz önünde bulundurulduğunda, olası bir çatışma ekonomik ilişkileri doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın PKK/PYD'ye verdiği destek bilinirken, ABD'nin askeri müdahalesi bu grubun bölgedeki pozisyonunu güçlendirebilir. Türkiye, diplomatik çözümden yana tavrını sürdürürken, savaşın sığınmacı akını ve enerji güvenliği açısından yaratacağı olumsuz sonuçlara karşı hazırlıklı olmalıdır.