ABD'de teknoloji hisseleri, haziran ayı tarım dışı istihdam raporu öncesinde düşüşe geçti. Piyasalar, Fed’in faiz politikasına yön verecek verileri beklerken teknoloji endeksleri değer kaybetti. Bu sırada Japon yeni, dolar karşısında keskin bir yükseliş kaydetti; yatırımcılar Tokyo yönetiminin olası bir müdahalesine karşı tetikte bekliyor. Öte yandan Apple'ın Çin'de üretilen bellek çiplerini satın alabilmek için Trump yönetimine başvurduğu belirtiliyor. OpenAI ise federal hükümetle yapay zeka teknolojileri konusunda bir ortaklık için görüşmeler yürütüyor.
Gelişmenin arka planı: Teknoloji hisseleri ve para piyasaları
ABD borsaları, haziran ayına ilişkin tarım dışı istihdam verilerinin açıklanmasına saatler kala negatif bir seyir izliyor. Analistler, istihdam artışının Fed’in faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağı konusunda belirleyici olacağını vurguluyor. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi, yapay zeka balonu endişeleriyle son haftalarda dalgalı bir seyir izliyor. Apple ve Microsoft gibi mega cap şirketlerinin hisselerinde görülen satış baskısı, endeksin gerilemesine neden oldu. Özellikle Apple'ın Çin'den çip tedariki konusunda Washington’a yaptığı başvuru, ABD-Çin ticaret savaşının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Şirket, Trump döneminde getirilen gümrük tarifelerinden muafiyet talep ediyor. OpenAI ise hükümetle yapay zeka altyapısı ve düzenlemeleri konusunda bir iş birliği anlaşması için lobi faaliyetlerini hızlandırmış durumda.
Döviz piyasalarında ise Japon yeni, dolar karşısında %1’in üzerinde değer kazanarak 150 seviyesinin altına geriledi. Piyasalar, Japon Merkez Bankası’nın (BoJ) ve Maliye Bakanlığı’nın yen’i desteklemek için doğrudan müdahale edebileceği endişesiyle işlem yapıyor. Japonya’nın daha önce 2022 ve 2023’te benzer müdahalelerde bulunduğu hatırlanıyor. BoJ’un faiz artırımına gitme olasılığı da yen’i destekleyen bir diğer faktör.
Bölgesel ve küresel boyut: Ticaret savaşları ve yapay zeka rekabeti
Apple’ın Çin’den bellek çipi tedarik etme girişimi, ABD-Çin arasındaki ticaret savaşının yeni bir cephesini oluşturuyor. Trump döneminde Çin’den yapılan ithalata uygulanan gümrük vergileri, teknoloji şirketlerini zor durumda bırakırken, Apple’ın bu başvurusu, şirketin tedarik zincirini Çin’den ayırma çabalarına rağmen Çin’e olan bağımlılığını gösteriyor. Diğer yandan OpenAI’ın federal hükümetle yaptığı ortaklık görüşmeleri, ABD’nin yapay zeka alanında küresel liderliğini sürdürme hedefinin bir parçası olarak görülüyor. Hükümet, yapay zekanın savunma, sağlık ve kamu hizmetlerinde kullanımını artırmayı planlıyor. Bu gelişmeler, Çin ve AB arasında da benzer düzenleme ve teşvik çabalarının hızlandığı bir döneme denk geliyor.
Japon yenindeki sert yükseliş ise Asya’da diğer para birimlerini de etkileyebilir. Türk lirası başta olmak üzere gelişmekte olan ülke para birimleri, yen’deki bu hareketlilikten dolaylı olarak etkilenebilir. Japon yatırımcıların carry trade pozisyonlarını kapatması, doların zayıflamasına ve gelişen piyasalardan çıkışlara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel teknoloji hisselerindeki düşüş ve yen’in değer kazanması, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için iki yönlü bir etki yaratabilir. Birincisi, teknoloji hisselerindeki satış dalgası, Borsa İstanbul’daki teknoloji şirketlerine yabancı ilgisini azaltabilir. İkincisi, yen’in güçlenmesi, TL üzerindeki dolaylı baskıyı artırabilir; çünkü küresel risk iştahı daraldığında gelişen piyasalardan çıkış hızlanır. Öte yandan Apple ve OpenAI’ın hükümetle yaptığı görüşmeler, yapay zeka alanında kamu-özel sektör iş birliği modellerine dikkat çekiyor. Türkiye’nin de benzer bir strateji izleyip izlemeyeceği, özellikle Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri açısından önem taşıyor. ABD-Çin ticaret savaşının derinleşmesi, Türkiye’nin Çin’den teknoloji ithalatını ve ihracatını da etkileyebilir.