ABD'nin Brezilya'ya uyguladığı yeni gümrük tarifeleri, ülkedeki siyasi dengeleri değiştiriyor. Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın anketlerde önde gitmesi ve ekonomiyi sıkıştıran tarifeler, muhalefetteki Bolsonaro ailesinin Washington merkezli stratejisini baltalıyor. Özellikle eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu Eduardo Bolsonaro'nun ABD'de yürüttüğü lobi faaliyetleri etkisiz kalırken, Lula yönetimi tarifelere karşı diplomatik hamlelerle karşılık veriyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı yeni ticaret önlemleri, Brezilya'nın çelik ve alüminyum ihracatını hedef alıyor. Brezilya ekonomisi için kritik öneme sahip bu sektörlerdeki daralma, Lula hükümetinin popülaritesini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Ancak anketler, Lula'nın oy oranının yüzde 48 civarında seyrettiğini ve Bolsonaro ailesinin adaylarının gerisinde kaldığını gösteriyor.
Eduardo Bolsonaro, babasının 2022 seçim yenilgisinden bu yana ABD'de muhafazakâr çevrelerle yakın ilişkiler kurmuş, Trump yanlısı gruplarla işbirliği yaparak Brezilya'da sağcı bir geri dönüşün zeminini hazırlamaya çalışıyordu. Ancak Washington'ın uyguladığı tarifeler, Brezilya ekonomisini olumsuz etkileyerek Lula karşıtı söylemin zayıflamasına yol açtı. Ekonomik zorluklar, Bolsonaro ailesinin “Lula fakirliği getirdi” propagandasını geçersiz kılarken, Lula’nın ABD ile müzakere masasında güçlü bir lider olarak öne çıkmasını sağlıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, Latin Amerika’daki sol dalganın ABD ile ilişkilerinde yeni bir dönemi işaret ediyor. Lula, tarifelere karşı Brezilya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne başvuru yapacağını açıklarken, aynı zamanda Çin ve Avrupa Birliği ile ticari alternatifleri değerlendiriyor. ABD’nin Brezilya’yı izole etme çabaları, Lula’nın bölgesel liderlik rolünü pekiştiriyor. Arjantin, Şili ve Kolombiya gibi sol hükümetler, Brezilya’nın yanında durarak ABD’ye karşı ortak bir cephe oluşturma sinyali veriyor.
Öte yandan, Bolsonaro ailesinin Washington bağlantıları sorgulanmaya başlandı. Eduardo Bolsonaro’nun Trump yönetimi üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu ortaya çıkarken, Brezilya sağının ABD desteğine olan bağımlılığı seçmen nezdinde sorgulanır hale geldi. Bu durum, küresel ölçekte popülist sağ hareketlerin ABD desteğine güvenme stratejisinin risklerini gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Brezilya ile benzer bir ekonomik kırılganlık yaşıyor; ABD tarifelerine maruz kalma ve dolarizasyon baskısı altında. Lula’nın tarifelere karşı tavrı, Türkiye’nin de ABD ile ticari anlaşmazlıklarında kullanabileceği diplomatik argümanlar sunuyor. Ayrıca, Bolsonaro ailesinin Washington’da zorlanması, Türkiye’deki muhalefetin ABD bağlantılı siyasi stratejilerine dair dersler içerebilir. Genel olarak, ABD’nin Latin Amerika’daki ticaret savaşları, gelişmekte olan ülkelerin küresel sistemdeki yerini yeniden düşünmelerini gerektiriyor.