ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dört yıllık bir aradan sonra Tacikistan ile ikili diyaloğu yeniden başlatarak, savunma ve ileri teknoloji sanayilerinde hayati öneme sahip bir mineral olan antimonun tedarikini çeşitlendirmeyi hedefliyor. Bu girişim, Çin'in dünya antimon üretimindeki baskın konumuna bir alternatif yaratma amacı taşıyor. Washington, stratejik bağımlılığı azaltmak ve tedarik zincirlerini güvence altına almak için Orta Asya ülkeleriyle işbirliğini artırıyor.
Stratejik mineralin önemi ve Çin faktörü
Antimon, alev geciktiriciler, kurşun-asit bataryalar, optik fiberler ve termoelektrik cihazların yanı sıra savunma sanayinde mühimmat, gece görüş gözlükleri ve füze sistemlerinde kullanılıyor. ABD, antimonu kritik mineral listesine almış durumda ve ihtiyacının neredeyse tamamını ithal ediyor. Küresel üretimin %70'inden fazlasını elinde bulunduran Çin, bu stratejik mineralin tedarikinde neredeyse tekel konumunda. Tacikistan ise dünyanın en büyük ikinci antimon rezervlerine sahip ülkesi ve Çin'den sonraki en büyük üretici konumunda. ABD, Tacikistan'la diyaloğu canlandırarak, Çin'e olan bağımlılığı azaltmayı ve alternatif tedarik kaynakları oluşturmayı amaçlıyor.
İki ülke arasındaki temaslar, 2020'de ABD'nin Tacikistan'ı 'kaçak işçi' ve yolsuzlukla suçlamasının ardından askıya alınmıştı. Rubio'nun girişimi, bu buzları eritme ve Tacikistan'ı Batı yörüngesine çekme çabası olarak değerlendiriliyor. Tacikistan, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin bir parçası olarak Pekin'den büyük yatırımlar alırken, aynı zamanda Rusya ile de geleneksel güvenlik bağlarını sürdürüyor. Washington, Duşanbe'ye ekonomik ve güvenlik alanında alternatifler sunarak bu denklemi değiştirmeye çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Tacikistan hamlesi, sadece antimon ticaretiyle sınırlı değil. Bu adım, Orta Asya'da nüfuz mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. Çin, Rusya ve ABD arasında bölgedeki etki alanı rekabeti giderek kızışıyor. Tacikistan, Afganistan'a sınırı nedeniyle güvenlik kaygıları taşıyor ve ABD, Taliban'ın yönetimindeki Afganistan'dan kaynaklanan terör tehditlerine karşı Tacikistan'la işbirliğini artırmak istiyor. Ayrıca, ABD'nin kritik mineral tedarikinde çeşitlendirme stratejisi, Avrupa Birliği ve diğer müttefikler tarafından da destekleniyor. Bu bağlamda, Tacikistan'daki antimon yataklarının işletilmesi ve işlenmesi için Batılı şirketlerin yatırım yapması teşvik ediliyor.
Ancak Tacikistan'ın Çin'e olan ekonomik bağımlılığı, Washington'un işini zorlaştırıyor. Çin, Tacikistan'ın en büyük ticaret ortağı ve altyapı yatırımcısı konumunda. Ayrıca, Tacikistan'daki antimon madenlerinin bir kısmı Çinli şirketler tarafından işletiliyor. ABD'nin alternatif tedarik zinciri oluşturma çabası, hem jeopolitik angajman hem de ticari teşviklerle uzun vadeli bir süreç olacak. Uzmanlar, ABD'nin Tacikistan'a sunduğu tekliflerin somut faydalar içermesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Asya'da artan ABD-Çin rekabetini yakından izliyor. Antimon gibi kritik minerallerde Çin'e alternatif arayışı, Türkiye'nin kendi savunma ve teknoloji sanayileri için de önem taşıyor. Türkiye, bu alanda Çin'den ithalata bağımlı olmasa da, tedarik zincirinde çeşitlendirme küresel bir trend. Ayrıca, Türkiye'nin Tacikistan ve diğer Orta Asya ülkeleriyle tarihi ve kültürel bağları, Ankara'ya bu bölgede bir köprü rolü oynama potansiyeli sunuyor. Türkiye, ABD'nin bölgedeki etkinliğini dengeleyici bir unsur olarak görebilir; ancak Çin'le ekonomik ilişkileri de göz önünde bulundurarak dengeli bir politika izlemek durumunda.