ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Irak'ta İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve ona bağlı gruplara ait hedeflere yönelik hava saldırıları düzenlendiğini açıkladı. Saldırıların, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD eski Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesini övmesinin hemen ardından geldiği bildiriliyor. CENTCOM, İran ve vekillerinin saldırılarının durdurulması gerektiğini, aksi takdirde daha fazla askeri müdahaleyle karşı karşıya kalacaklarını duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı ve Saldırının Ayrıntıları
ABD ve Suudi Arabistan güçleri, Irak'ın bazı bölgelerinde İran destekli milis grupların kullandığı tespit edilen silah depoları, komuta merkezleri ve lojistik tesislerini hedef aldı. Saldırıların, son haftalarda ABD askeri üslerine ve Suudi Arabistan'ın enerji tesislerine yönelik artan insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarına bir yanıt olduğu belirtiliyor. CENTCOM'dan yapılan yazılı açıklamada, "IRGC ve bağlı grupların saldırganlıklarına son vermesi gerekiyor. Aksi takdirde bu tür operasyonların devam edeceği ve kapsamının genişleyeceği konusunda net bir mesaj verdik" denildi.
Operasyonun ABD ve Suudi Arabistan arasında koordineli bir şekilde yürütüldüğü ifade edilirken, Irak hükümetine saldırılar öncesinde bilgi verildiği, ancak onay alınmadığı iddia ediliyor. Irak makamları ise ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini savunarak kınama açıkladı. Saldırılarda can kaybı yaşanıp yaşanmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, İran ile ABD arasında devam eden gerilimin yeni bir aşaması olarak yorumlanıyor. İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın bölgedeki faaliyetlerine karşı müşterek hareket edilmesi konusunun ele alındığı belirtiliyor. Netanyahu, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "İran'ın terör ağını ve nükleer programını durdurmak için ABD ile tam bir işbirliği içindeyiz" ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan'ın da bu saldırılara katılması, Riyad'ın İran'a karşı daha önce görülmemiş bir askeri işbirliği içine girdiğine işaret ediyor. Petrol tesislerine yönelik saldırılar nedeniyle ekonomik açıdan zor günler geçiren Suudi Arabistan, İran'ın bölgedeki etkisini kırmak için ABD ile yakınlaşmasını sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun bölgesel dengeleri değiştirebileceğini, İran'ın da yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatma veya vekil güçlerle saldırıları artırma seçeneklerini masada tuttuğunu belirtiyor.
Diğer yandan, Rusya ve Çin gelişmeleri yakından izlerken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplanması bekleniyor. ABD'nin İran'a yönelik "azami baskı" politikasının sürdüğü bu dönemde, Irak'taki saldırıların uluslararası hukuka uygunluğu tartışma konusu oldu. Irak hükümeti, ülkesinin müzakere masasına oturmak istediğini, ancak bu tür saldırıların iç siyasetini zora soktuğunu dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendirmekle birlikte, bölgesel istikrar açısından da önem taşıyor. Irak'ın kuzeyi ve Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeler, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve PKK ile mücadelesini etkileyebilir. ABD'nin Irak'ta İran destekli gruplara yönelik operasyonları, bölgedeki güç mücadelesini kızıştırabilir ve bu durum Türkiye'nin de içinde bulunduğu dengeleri değiştirebilir. Türkiye, Orta Doğu'da istikrarsızlığa yol açacak her türlü gelişmeye karşı tedbirli olmak durumundadır. Ayrıca, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde hassas dengeler gözetilirken, bu tür operasyonların Ankara'nın bölgedeki aktörlerle olan ilişkilerini de etkileyebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Türkiye'nin, kendi güvenlik endişelerini ön planda tutarak, bölgesel işbirliği mekanizmalarını güçlendirmesi ve diplomasiye öncelik vermesi önemlidir.