ABD'de federal bir yargıç, Başkan Donald Trump yönetiminin yaklaşık 1.100 Somaliliye sınır dışı edilmeye karşı yasal koruma sağlayan statüyü kaldırma kararının önünü açtı. Bu karar, söz konusu kişilerin Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşama ve çalışma iznini sona erdirebilir. Trump yönetiminin göçmenlik politikaları kapsamında aldığı bu karar, insan hakları örgütlerinin tepkisini çekerken, Somalili göçmenlerin geleceği belirsizliğe düştü.
Kararın Arka Planı
ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi'nden Yargıç Edward Chen, 14 Ağustos Cuma günü verdiği kararla, ABD'nin geçici koruma statüsü (TPS) programını yenilemeyen Trump yönetiminin kararının uygulanmasına izin verdi. TPS, ülkelerinde savaş veya doğal afet gibi olağanüstü durumlar yaşayan bireylerin ABD'de geçici olarak kalmasına ve çalışmasına olanak tanıyan bir göçmenlik statüsü. Obama yönetimi döneminde 2012'de Somali'ye yönelik olarak başlatılan bu koruma, 2018'de Trump yönetimi tarafından yenilenmemiş ve süresi sona erdirilmek istenmişti.
Yargıç Chen, geçtiğimiz yıl TPS kaldırma kararını geçici olarak durdurmuş, ancak son kararıyla bu kararı kaldırarak yönetime uygulamanın önünü açtı. Karar, yaklaşık 1.100 Somaliliyi doğrudan etkileyecek. Bu kişiler, ülkelerindeki iç savaş ve istikrarsızlık nedeniyle 1991'den bu yana ABD'de koruma altında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, ABD'nin mülteci ve göçmen politikalarında son yıllarda yaşanan sert dönüşümün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Trump yönetimi, göçü sıkılaştırma ve düzensiz göçü önleme vaadiyle iktidara gelmiş, bu çerçevede TPS statülerini gözden geçirmişti. Özellikle Afrika ülkelerinden gelen göçmenlere yönelik bu tür uygulamalar, ABD'nin küresel insani yardım ve mülteci koruma politikalarına yönelik eleştirileri artırıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Amnesty International gibi kuruluşlar, bu tür adımların insan hakları ihlallerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Somali, uzun süredir devam eden iç çatışmalar ve terör örgütü Eş-Şebab'ın saldırıları nedeniyle insani krizle boğuşuyor. Ülkede istikrarın sağlanamaması, Somalili göçmenlerin geri dönüşünü riskli hale getiriyor. ABD'nin bu kararı, uluslararası hukuk ve insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğu gerekçesiyle hukukçular tarafından da eleştiriliyor. Göçmen hakları savunucuları, kararın temyiz edileceğini ve sürecin uzayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'nin mülteci ve göçmen politikalarıyla doğrudan bir bağlantı oluşturmasa da, küresel göç yönetimi ve insani koruma açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda. ABD'nin uluslararası koruma sistemini zayıflatıcı adımları, uluslararası toplumun mülteci ve göçmenlere yönelik sorumluluk paylaşımı ilkesini olumsuz etkileyebilir. Bu durum, Türkiye'nin üzerindeki göç yükünü artırabilir ve Avrupa Birliği ile yapılan göç anlaşmalarının sürdürülebilirliği açısından da risk oluşturabilir. Ayrıca, uluslararası insani hukuk normlarının zayıflaması, Türkiye'nin kendi sınırları içinde koruma sağladığı mültecilere yönelik uygulamalarını da etkileyebilir.