ABD yönetimi, Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan bağlılığını yineleyerek, ayrılıkçı Somaliland bölgesinin bağımsızlık çabalarına ve İsrail'in bu bölgeyle geliştirdiği ilişkilere önemli bir darbe vurdu. Washington'dan yapılan açıklamada, Somali'nin resmi sınırları içindeki tüm topraklar üzerinde egemenliğinin tanındığı ve Somaliland'ın tek taraflı bağımsızlık ilanının uluslararası toplum tarafından tanınmadığı vurgulandı. Bu karar, özellikle İsrail'in Somaliland ile askeri ve diplomatik bağlarını güçlendirme çabalarının olduğu bir dönemde geldi. ABD'nin bu tutumu, Aden Körfezi'ndeki stratejik liman kenti Berbera'ya erişim ve Kızıldeniz'deki deniz güvenliği gibi jeopolitik çıkarların yeniden değerlendirildiğine işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Somaliland, 1991 yılında Somali'den tek taraflı bağımsızlık ilan etmesine rağmen, uluslararası toplum tarafından tanınmayan bir bölge olarak varlığını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, Somali'nin toprak bütünlüğünü tanımaya devam ediyor. Ancak Somaliland, kendi hükümeti, ordusu ve para birimiyle fiilen ayrı bir yapı oluşturdu. Son yıllarda İsrail, Somaliland ile ilişkilerini geliştirdi ve 2020'de Somaliland'da bir ofis açarak dikkatleri üzerine çekti. İsrail'in amacının, Kızıldeniz'deki askeri varlığını güçlendirmek ve Yemen'deki Husilere karşı operasyonlar için bir üs elde etmek olduğu iddia ediliyor. Ancak ABD'nin son açıklaması, bu çabaları sekteye uğratabilir.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü konusundaki tutumumuz nettir. Somaliland'ın bağımsızlık ilanını tanımıyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Etiyopya'nın Somaliland ile yaptığı liman anlaşmasının ardından geldi. Etiyopya, kendisine deniz çıkışı sağlayacak bu anlaşma karşılığında Somaliland'ı tanıyabileceğini sinyalini vermişti. ABD'nin tutumu, bölgede artan gerginlikleri yatıştırmayı ve Somali federal hükümetini desteklemeyi hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu kararı, sadece Somaliland ve İsrail'i değil, aynı zamanda bölgedeki diğer aktörleri de etkiliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Berbera limanını işletme imtiyazı almış ve bölgedeki varlığını artırmıştı. BAE'nin bu hamlesi, Katar ve Türkiye ile olan rekabeti bağlamında değerlendiriliyor. Ayrıca, Mısır, Somali'nin egemenliğine verdiği destekle, Nil Nehri sularının paylaşımı konusunda Etiyopya ile yaşadığı anlaşmazlıkta bir koz elde etmeye çalışıyor. ABD'nin açıklaması, aynı zamanda Çin'in Cibuti'deki askeri üssüne karşı bir denge unsuru olarak da görülebilir. Kızıldeniz ve Aden Körfezi, küresel deniz ticareti için kritik öneme sahip; bu nedenle ABD'nin Somali egemenliğini desteklemesi, bölgedeki istikrar için önemli bir sinyal.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Somali'nin egemenliğine vurgu yapması, Türkiye'nin Somali ile olan köklü ilişkileri açısından olumlu bir gelişmedir. Türkiye, Somali'de askeri üs bulunduran, kalkınma yardımları sağlayan ve Mogadişu yönetimiyle yakın işbirliği yapan bir ülke. Ankara, Somali'nin toprak bütünlüğünü daha önce de desteklemişti. Bu karar, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu dolaylı olarak güçlendirebilir; çünkü Somaliland'ın tanınmaması, Türkiye'nin Mogadişu yönetimine verdiği askeri ve ekonomik desteğin değerini artırıyor. Ayrıca, İsrail'in bölgedeki etkisinin sınırlanması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz'deki çıkarlarıyla örtüşüyor. Ancak bu gelişme, Etiyopya ile Türkiye arasında liman anlaşması nedeniyle olası bir gerilim yaratabilir; zira Ankara, Etiyopya ile de yakın ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor.