ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, üst düzey askeri yetkililerin uyarılarına rağmen, ordunun Sivil Zarar Azaltma ve Müdahale (CHMR) misyonunu sonlandırdı. Bu kararın ardından ABD ordusunun çatışma bölgelerinde yüzlerce sivilin ölümüne yol açtığı bildirildi. Yaşanan olumsuzluklar ve artan tepkiler, programın kısmen yeniden yürürlüğe konulması ihtimalini gündeme getirdi.
Programın Kaldırılması ve Sonuçları
ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde yürütülen ve askeri operasyonlarda sivil kayıplarını en aza indirmeyi amaçlayan Sivil Zarar Azaltma ve Müdahale programı, Bakan Hegseth'in talimatıyla feshedildi. Program, sahadaki komutanlara sivil kayıpları önleme konusunda rehberlik ediyor, olay sonrası soruşturmalar yürütüyor ve mağdurlara tazminat sağlanmasına yardımcı oluyordu. Üst düzey subaylar, programın kaldırılmasının stratejik ve ahlaki açıdan ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunmuştu. Ancak Hegseth, bu uyarıları dikkate almadı.
Programın sona ermesinin ardından, ABD ordusunun düzenlediği hava saldırıları ve diğer operasyonlarda sivil ölümlerinde belirgin bir artış yaşandı. Bağımsız kaynaklara göre, son aylarda yüzlerce sivil hayatını kaybetti. Bu durum, uluslararası kamuoyunda ve ABD içinde geniş yankı uyandırdı. İnsan hakları örgütleri, kararı sert bir şekilde eleştirerek, bunun uluslararası hukuka ve savaş kurallarına aykırı olduğunu vurguladı.
Pentagon içinden gelen bilgilere göre, bazı komutanlar sahadaki sivil kayıpların artması üzerine endişelerini üst yönetime iletti. Ancak Bakan Hegseth, programın gereksiz bir bürokratik yük olduğunu savunarak kararında ısrar etti. Öte yandan, Kongre'deki bazı senatörler ve temsilciler, konuyu gündeme taşıyarak Savunma Bakanlığı'ndan açıklama talep etti.
Uluslararası Tepkiler ve Olası Geri Dönüş
ABD'nin sivil kayıpları önleme programını kaldırması, müttefikler arasında da rahatsızlık yarattı. NATO üyesi ülkelerin bazıları, ABD'nin bu tutumunun ittifakın ortak değerlerine zarar verdiğini belirtti. Birleşmiş Milletler yetkilileri, tüm taraflara sivil kayıpları önleme çağrısı yaptı. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, ABD yönetimini sivil ölümlerinden sorumlu tuttu.
Artan baskılar sonucunda, Pentagon'un programı kısmen de olsa yeniden yürürlüğe koymayı değerlendirdiği öğrenildi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü, "Bakan Hegseth, askeri operasyonların etkinliğini artırmak için sürekli olarak politikaları gözden geçirmektedir. Sivil kayıpların önlenmesi elbette önemlidir, ancak mevcut programın verimsiz olduğunu düşünüyoruz" dedi. Ancak isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir yetkili, "Sahadaki komutanlar, sivil kayıpları önlemek için bir mekanizmaya ihtiyaç duyuyor. Programın tamamen kaldırılması bir hata olabilir" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, programın kaldırılmasının ABD'nin uluslararası itibarına zarar verdiğini ve terörle mücadelede yeni zorluklar yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca, sivil kayıpların artmasının radikal grupların propaganda malzemesi haline geldiği ve yerel halkın ABD karşıtı duygularını güçlendirdiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin sivil kayıpları önleme programını kaldırması, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika hedefleri açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Suriye ve Irak'ta PKK/YPG ile mücadelede sivil kayıpları en aza indirmeye özen gösterdiğini savunurken, ABD'nin bu tutumu, uluslararası alanda çifte standart eleştirilerini artırabilir. Ayrıca, bölgede artan sivil ölümleri istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin sınır güvenliğini olumsuz etkileyebilir. NATO müttefiki ABD'nin insan hakları konusundaki itibar kaybı, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni denge arayışlarını gündeme getirebilir. Türkiye, benzer programları kendi askeri operasyonlarında uygulayarak uluslararası meşruiyetini güçlendirme yoluna gidebilir.