ABD, sınır dışı edilen yabancı uyruklu göçmenleri Orta Afrika Cumhuriyeti'ne (OAC) göndermek için bu ülkeyle anlaşma sağladı. Konuya yakın iki kaynağın Reuters'a verdiği bilgiye göre, Washington yönetimi, üçüncü ülke vatandaşı olarak adlandırılan ve ABD'de yasal statüsü bulunmayan göçmenlerin OAC'ye kabul edilmesi konusunda anlaştı. Bu gelişme, Başkan Donald Trump'ın ikinci döneminde sınır dışı işlemlerini hızlandırmak için Afrika ülkeleriyle yaptığı anlaşmaların son örneği olarak kayıtlara geçti.
Anlaşmanın detayları ve arka planı
Trump yönetimi, sınır dışı edilen göçmenlerin kendi ülkelerine dönmeyi reddettiği veya ülkelerinin kabul etmediği durumlarda üçüncü ülkelere gönderme politikasını uyguluyor. Orta Afrika Cumhuriyeti, bu kapsamda ABD ile anlaşan son ülke oldu. Daha önce Liberya, Benin ve Gambiya gibi ülkelerle de benzer anlaşmalar yapılmıştı. OAC, uzun süredir iç savaş ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden bir ülke olarak biliniyor. Uzmanlar, bu tür anlaşmaların küçük ve kırılgan devletler üzerinde ek yük oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı'ndan konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmazken, OAC hükümet sözcüsü anlaşmayı doğruladı ancak detay vermekten kaçındı. Sözcü, anlaşmanın insani gerekçelerle yapıldığını ve ülkenin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirdiğini söyledi. Ancak insan hakları örgütleri, OAC'nin mevcut koşullarında ek göçmen kabulünün insani krizi derinleştirebileceğini belirtiyor.
Küresel boyut ve Trump'ın göç politikası
Trump yönetimi, göçmen karşıtı söylemleri ve sınır dışı politikalarıyla biliniyor. Başkan, yemin töreninden bu yana yasadışı göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandıracak adımlar atıyor. Bu kapsamda Latin Amerika ülkelerinin yanı sıra Afrika ülkeleriyle de anlaşmalar yapılıyor. Uzmanlar, bu anlaşmaların uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğunu, çünkü göçmenlerin güvenli olmayan ülkelere gönderilmesinin geri göndermeme ilkesini ihlal edebileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin göç politikalarında üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmaların Türkiye'yi de ilgilendiren bir boyutunu oluşturuyor. Türkiye, Suriyeli göçmenler konusunda benzer bir durumla karşı karşıya kalabilir. ABD'nin Afrika'daki bu adımı, göç yönetiminde uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin de sınır dışı ve gönüllü geri dönüş politikalarında bu tür anlaşmaları bölgesel olarak değerlendirmesi gerekebilir. Ayrıca, insan hakları ve uluslararası hukuk çerçevesinde bu tür uygulamaların Türkiye'nin diplomatik pozisyonunu da etkileyebileceği düşünülüyor.