ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma yetkisini sınırlayan Savaş Yetkileri Kararı'nı (War Powers Resolution) kabul ederek Beyaz Saray'a sert bir uyarı gönderdi. Cumhuriyetçilerin ve Demokratların ortak desteğiyle alınan bu karar, Trump yönetiminin İran'la artan gerilimini ve Kasım Süleymani suikastını protesto eden bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme yaşanırken, Florida Senatörü Marco Rubio'nun Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yaptığı ziyaret, İran'la olası bir nükleer anlaşmanın yarattığı endişeleri gidermeyi hedefliyor. Rubio'nun temasları, Körfez ülkelerinin İran konusunda artan hassasiyetini ve ABD'nin bölgedeki müttefiklerini rahatlatma çabasını gözler önüne seriyor.
Senato Kararı ve Trump'a Mesaj
Senato'da 55'e karşı 45 oyla kabul edilen karar, Trump'a İran'a karşı herhangi bir askeri operasyon için Kongre'den onay alması gerektiğini hatırlatıyor. Kararın amacı, Başkan'ın İran'la savaş başlatma yetkisini sınırlamak ve Anayasa'nın savaş ilanı yetkisini Kongre'ye veren maddesini vurgulamak. Ancak Trump, bu kararı veto edeceğini açıkladı. Senato'daki oylamada 8 Cumhuriyetçi senatörün de Demokratlarla birlikte oy kullanması, Trump'ın İran politikasına duyulan güvensizliğin boyutunu gösteriyor. Karar, özellikle Ocak ayında ABD'nin Bağdat'ta İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından gündeme gelmişti. Bu operasyon, ABD'nin Irak büyükelçiliğine yapılan saldırılara misilleme olarak gerçekleştirilmiş, ancak Kongre'nin bilgisi dışında yapıldığı için tepki çekmişti.
Kararın yasal bağlayıcılığı tartışmalı olsa da, siyasi mesajı açık: Kongre, Trump'ın İran'la savaş riskini artıran politikalarından rahatsız. Kararın yasalaşması için Temsilciler Meclisi'nde de onaylanması gerekiyor; ancak Meclis'te Demokrat çoğunluk olduğu için kabul edilmesi bekleniyor. Trump'ın vetosu ise ancak 2/3 çoğunlukla aşılabilir, ki bu da şu an için zor görünüyor.
Marco Rubio'nun BAE Ziyareti ve İran Anlaşması
Senato'daki bu gelişmelerle eşzamanlı olarak Senatör Marco Rubio, BAE'ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Rubio'nun ziyareti, Trump yönetiminin İran'la geçici bir nükleer anlaşma üzerinde çalıştığı yönündeki haberlerin ardından geldi. Rubio, BAE'li yetkililerle yaptığı görüşmelerde, sözkonusu anlaşmanın Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerini gidermeye yönelik olduğunu vurguladı. Ancak özellikle Suudi Arabistan ve BAE, İran'ın bölgedeki nüfuzundan endişe duyuyor ve herhangi bir anlaşmanın İran'ın balistik füze programı ve bölgesel milisleri desteklemesini de kapsamasını talep ediyor. Rubio'nun ziyareti, ABD'nin müttefiklerine güvence verme çabası olarak okunuyor, ancak anlaşmanın detayları henüz netleşmiş değil.
İran'la geçici anlaşma fikri, ABD'nin İran'a uyguladığı maksimum baskı politikasının bir yumuşaması olarak görülüyor. Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlaması karşılığında bazı yaptırımları kaldırmayı teklif ediyor. Ancak bu teklif, hem Kongre'de hem de müttefikler arasında şüpheyle karşılanıyor. İran'ın anlaşmaya yanaşıp yanaşmayacağı da belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Senatosu'nun kararı, İran'la savaş riskini azaltarak bölgesel gerginliği düşürebilir. Bu durum, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrar açısından olumludur. Ancak İran'la yapılacak herhangi bir anlaşma, Türkiye'nin enerji ithalatı ve komşularıyla ilişkileri üzerinde doğrudan etkili olacaktır. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlara uymamakta ve doğal gaz ithalatını sürdürmektedir. Olası bir ABD-İran yumuşaması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve bölgesel ticareti canlandırabilir. Ancak Rubio'nun BAE ziyareti, Körfez ülkelerinin İran konusundaki hassasiyetini gösteriyor; bu da Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan'la ilişkilerini etkileyebilecek bir dengedir. Türkiye, bu gelişmeleri yakından izlemeli ve hem ABD hem de İran'la dengeli bir diplomasi yürütmelidir.