ABD Senatosu, Rusya ve İran'a yönelik kapsamlı yaptırımlar içeren ve Hindistan dahil beş ülkeye yüzde 100 gümrük tarifesi uygulanmasını öngören 'Lindsey O. Graham Rusya ve İran Yaptırım Yasası 2026'yı 86'ya karşı 11 oyla kabul etti. Tasarı, Moskova ve Tahran'ın uluslararası topluma yönelik tehditlerine karşı sert bir mesaj niteliği taşırken, özellikle Hindistan gibi büyük ticaret ortaklarıyla ilişkilerde yeni bir gerilim unsuru oluşturdu.
Yaptırım paketinin kapsamı ve hedefleri
Senato'dan geçen tasarı, Rus enerji sektörüne, finansal kuruluşlarına ve savunma sanayisine yönelik ağır yaptırımlar getiriyor. Ayrıca İran'ın nükleer programı ve balistik füze geliştirme faaliyetlerine karşı ek kısıtlamalar içeriyor. Tasarının en dikkat çekici maddesi ise, Rusya ile 'önemli işlemler' yürüten ülkelere uygulanacak yüzde 100 gümrük tarifesi. Bu kapsamda Hindistan, Çin, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Pakistan'ın da aralarında bulunduğu beş ülke hedef alınıyor.
Özellikle Hindistan'ın tasarıda açıkça adının geçmesi, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir kırılma noktası yaratabilir. Hindistan, Rusya'dan önemli ölçüde askeri teçhizat ve enerji ithal ediyor; bu durum Washington ile Yeni Delhi arasında uzun süredir tartışma konusu. Tasarı, ABD'nin müttefiklerine bile Rusya ile iş yapmamaları konusunda net bir uyarı niteliği taşıyor.
Küresel ticaret ve diplomasiye etkileri
Tasarının yasalaşması halinde, söz konusu beş ülke ile ABD arasında ticaret savaşı riski gündeme gelebilir. Özellikle Hindistan, bu tarifelerin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğunu savunabilir ve karşı önlemler alabilir. Uzmanlar, uygulamanın küresel tedarik zincirlerini ve enerji piyasalarını derinden etkileyebileceğini belirtiyor. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşının sürdüğü bir dönemde, bu yaptırımlar Batı'nın Moskova'ya yönelik baskısını artırma çabası olarak yorumlanıyor.
Tasarı, Senato'da geniş bir iki partili destekle kabul edilse de, Temsilciler Meclisi'nde ve Başkanlık onayı aşamasında değişikliğe uğrayabilir. Beyaz Saray'ın tasarıya ilişkin tutumu ise henüz netleşmiş değil. Ancak mevcut haliyle, uluslararası ticaretin en büyük aktörlerinden bazılarını hedef alan bu yasama girişimi, küresel diplomaside yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tasarıda Türkiye'nin de yer alması, Ankara-Washington ilişkilerinde yeni bir gerilim kaynağı oluşturabilir. Türkiye, Rusya ile enerji ve savunma alanlarındaki iş birliklerini sürdürürken, bu yaptırımların doğrudan etkisini hissetme riski taşıyor. Öte yandan, Türkiye'nin Ukrayna savaşında oynadığı arabulucu rolü ve NATO üyeliği, Washington ile pazarlık alanı yaratabilir. Ancak yüzde 100 tarife tehdidi, Türk ihracatçılarını zor durumda bırakabilir ve ticaret hacmini daraltabilir. Ankara'nın bu konuda diplomatik girişimlerde bulunması ve süreci yakından takip etmesi bekleniyor.