Hindistan'ın kuzeyindeki Deoria kentinde Sushila Devi, evinin zemininde hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Yetkililer, kocasının Umman açıklarında ABD tarafından vurulan bir gemideki üç Hintli denizciden biri olduğunu bildirmişti. “Tehlikeleri anlatsaydı onu geri çağırırdım,” diye haykırdı kadın, etrafını saran aile fertlerine. Olay, 12 Şubat 2025'te ABD Donanması'na ait bir savaş gemisinin, Husiler tarafından kullanıldığı iddia edilen bir ticari gemiye düzenlediği operasyon sırasında meydana geldi. Saldırıda üç Hint vatandaşı hayatını kaybetti, beş kişi de yaralandı. New Delhi, olaya ilişkin kapsamlı bir soruşturma talep ederken, Washington'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Saldırının perde arkası
ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, saldırının Yemen'deki Husilere ait olduğu değerlendirilen bir gemiye yönelik olduğu belirtildi. Ancak geminin fiilen Husiler tarafından kullanıldığına dair somut bir delil kamuoyuyla paylaşılmadı. Hayatını kaybeden denizcilerden ikisi, Sushila Devi'nin eşi Rajesh Kumar ve komşu köyden 35 yaşındaki Amit Singh, gemi mürettebatı arasındaydı. Aileler, yetkililerin kendilerine yalnızca bir askeri operasyon sırasında geminin vurulduğunu söylediklerini ancak daha fazla ayrıntı vermediklerini ifade etti.
Hindistan Dışişleri Bakanlığı, ölen denizcilerin naaşlarının ülkeye getirilmesi için gerekli işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Bakanlık sözcüsü, “Hindistan hükümeti olayı yakından takip ediyor ve gerekli tüm adımları atıyoruz. ABD'den kapsamlı bir soruşturma talep ettik,” ifadelerini kullandı. Yerel basında çıkan haberlerde, birçok ailenin ABD'yi “orantısız güç kullanmakla” suçladığı belirtildi.
Bölgesel ve küresel yankılar
Olay, Kızıldeniz ve Umman Denizi'nde artan gerilimin bir parçası. Husiler, İsrail-Hamas savaşı sonrası bölgede ticari gemilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırmıştı. ABD, müttefikleriyle birlikte Refah Muhafızı Operasyonu adı altında deniz güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Ancak bu tür operasyonlar, sivil kayıplara yol açtığında uluslararası tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler, sivil can kaybını derin endişeyle karşıladığını ve taraflara uluslararası hukuka saygı çağrısı yaptı. Uzmanlar, ABD'nin askeri operasyonlarında daha dikkatli olması gerektiğini, aksi halde bölgedeki istikrarsızlığın derinleşebileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Hintli denizcilerin hayatını kaybetmesiyle doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bölgesel güvenlik bağlamında önem taşıyor. Kızıldeniz ve Umman Denizi, Türkiye'nin enerji ve ticaret yollarının geçtiği kritik bir bölge. ABD-Husi çatışması, Süveyş Kanalı ve Babülmendep Boğazı'ndan geçiş güvenliğini tehdit ediyor. Türkiye, bölgede deniz güvenliğinin sağlanması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Ayrıca, sivil can kayıplarını önlemek adına uluslararası hukukun üstünlüğünü savunuyor. Bu tür olaylar, Türkiye'nin bölgesel istikrar için daha kapsayıcı bir güvenlik mimarisi arayışını güçlendirebilir.