ABD Yüksek Mahkemesi, Monsanto'nun ürettiği Roundup marka ot ilacının kansere neden olduğu iddiasıyla açılan bir davada önemli bir karar verdi. Mahkeme, Missouri eyaletinde yaşayan ve 20 yılı aşkın süre boyunca mahallesinde ilaçlama yaparak kansere yakalanan bir kişinin açtığı davada, federal yasaların bu tür uyarı etiketlerini eyalet düzeyinde zorunlu kılmadığına hükmetti. Karar, Monsanto'nun çatı şirketi Bayer AG için büyük bir hukuki zafer olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Dava, Missouri'de yaşayan ve mahallesinde düzenli olarak Roundup kullanan bir kişinin, uzun süreli maruziyet sonucu non-Hodgkin lenfoma kanserine yakalanması üzerine açıldı. Davacı, ürünün etiketinde kanser uyarısı bulunmadığı için Monsanto'yu sorumlu tuttu. Ancak Yüksek Mahkeme, Federal Böcek İlacı, Mantar İlacı ve Kemirgen İlacı Yasası (FIFRA) kapsamında, eyaletlerin federal onaylı etiketlerin ötesinde ek uyarı talep edemeyeceğine karar verdi. Bu karar, Bayer'in binlerce benzer davayla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Şirket, daha önce de bazı davalarda aleyhte kararlar almış ve toplamda 10 milyar dolardan fazla tazminat ödemeyi kabul etmişti.
Roundup'ın aktif maddesi glifosat, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) kanser araştırma ajansı IARC tarafından 2015 yılında 'muhtemelen kanserojen' olarak sınıflandırılmıştı. Ancak ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECHA) gibi diğer düzenleyici kurumlar, glifosatın doğru kullanıldığında önemli bir kanser riski oluşturmadığı görüşünde. Bu çelişkili bilimsel değerlendirmeler, davaların seyrini etkilemeye devam ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Yüksek Mahkeme'nin kararı, yalnızca ABD'de değil, küresel çapta tarım ilacı düzenlemeleri ve tüketici koruma yasaları açısından emsal teşkil ediyor. Bayer, bu kararla birlikte diğer eyaletlerdeki benzer davalarda da elini güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle Kaliforniya gibi sıkı düzenlemelere sahip eyaletlerde Prop 65 kapsamında açılan davalar etkilenebilir. Öte yandan, Avrupa Birliği glifosatın kullanımını 2022'de 10 yıl daha uzatmıştı, ancak bazı üye ülkeler kısıtlamalara gidiyor. Karar, tarım devleri ve çevre örgütleri arasındaki mücadelede yeni bir aşamayı işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de glifosat içeren ilaçların kullanımı yaygın olup, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmaktadır. ABD Yüksek Mahkemesi'nin kararı, Türkiye'deki düzenleyici kurumlar ve mahkemeler için doğrudan bağlayıcı olmasa da, küresel yargı eğilimleri açısından önemli bir referanstır. Türkiye'de de benzer davaların açılması halinde, bilimsel verilerin ve uluslararası içtihatların dikkate alınması beklenir. Ayrıca, Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde glifosatın düzenlenmesi konusunda AB standartlarını takip etmesi olasıdır. Bu karar, Türk çiftçilerinin kullandığı tarım ilaçlarının etiketleme ve uyarı yükümlülükleri açısından dolaylı bir etki yaratabilir.