ABD'de perakende satışlar Mart ayında yüzde 1 oranında düşerek beklentileri boşa çıkardı. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Mart ayında perakende harcamalar bir önceki aya kıyasla 0,4 puanlık revize düşüşle geriledi. Beklentiler yüzde 0,2'lik bir düşüş yönündeydi ancak tüketicilerin bankacılık krizi kaynaklı resesyon korkularıyla harcamalarını kısması düşüşün derinleşmesine neden oldu. Özellikle benzin istasyonu satışlarındaki yüzde 5,5'lik gerileme ve inşaat malzemelerindeki yüzde 2,3'lük düşüş, tüketici güvenindeki kırılganlığı gözler önüne serdi.
Bankacılık Krizi Tüketici Güvenini Kırdı
Mart ayında Silicon Valley Bank ve Signature Bank'ın iflasının ardından başlayan bankacılık krizi, tüketici güvenini ciddi şekilde sarstı. Michigan Üniversitesi'nin tüketici güven endeksi Nisan'da dört ayın en düşük seviyesine geriledi. Tüketiciler, banka mevduatlarının güvenliği ve ekonominin yönü konusunda endişe duymaya başladı. Bu durum, özellikle dayanıklı tüketim malları ve lüks ürünlerde harcamaların azalmasına yol açtı. Federal Reserve'in faiz artırımlarının etkisiyle kredi kartı faizlerinin yükselmesi de tüketicileri daha temkinli harcamaya itti.
Uzmanlar, perakende harcamalarındaki düşüşün ABD ekonomisinin resesyona girme riskini artırdığına dikkat çekiyor. Atlanta Federal Rezerv Bankası'nın GSYH takip modeli, ilk çeyrekte büyümenin yüzde 1,3'e gerilediğini gösteriyor. Bu oran, bir önceki çeyrekteki yüzde 2,6'nın oldukça altında. JP Morgan ve Goldman Sachs gibi büyük bankalar, bu yıl resesyon olasılığını yüzde 40'a yükseltti.
Küresel Piyasalar ve Merkez Bankalarına Yansıması
ABD'deki perakende harcama verileri, küresel piyasalarda da satış baskısı yarattı. Asya ve Avrupa borsaları, ABD ekonomisindeki yavaşlama endişeleriyle değer kaybetti. Dolar endeksi, resesyon korkularıyla iki ayın en düşük seviyesine geriledi. Altın fiyatları ise güvenli liman talebiyle yükseldi.
Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell, Nisan başında yaptığı konuşmada, enflasyonla mücadele için faiz artırımlarına devam edilebileceğini ancak bankacılık krizinin kredi koşullarını sıkılaştırarak ekonominin yavaşlamasına neden olabileceğini belirtmişti. Yeni veri, Fed'in Mayıs toplantısında faiz artırımına ara verme olasılığını güçlendirdi. Öte yandan Avrupa Merkez Bankası da benzer endişelerle karşı karşıya; Euro Bölgesi'nde enflasyon hala yüksek seyrederken, kredi büyümesi yavaşlıyor. Bankacılık krizinin Atlantik ötesine sıçrama riski, Avrupa bankacılık hisselerinde dalgalanmaya neden oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye'nin ihracat pazarları ve dış finansman koşulları açısından önem taşıyor. ABD'de talep daralması, Türk ihracatçıları için en büyük pazarlardan birinde satışların azalması anlamına gelebilir. Küresel resesyon riski, emtia fiyatlarını aşağı çekerek Türkiye'nin enerji ve hammadde ithalat maliyetini hafifletebilir. Ancak Türkiye'nin cari açığı düşünüldüğünde, ihracattaki olası kayıp ithalat avantajını dengeleyebilir. Ayrıca, Fed'in faiz artırımına ara vermesi, gelişmekte olan piyasalara sermaye akışını artırabilir ve TL üzerindeki baskıyı bir miktar azaltabilir. Öte yandan, bankacılık krizinin Türk bankacılık sektörüne doğrudan bir yansıması sınırlı olsa da, küresel risk iştahındaki azalma, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini yükseltebilir.